KEMAL GÖZLER'İN WEB SİTESİ

www.kemalgozler.com


 

 

Kemal Gözler, "XV ve XVI'ncı Asırlarda Lofça Pomak Köylerinin İlk Müslüman Sakinleri", XIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2002, Cilt III, Kısım III, s.1397-1437 (Türk Tarih Kurumu Tarafından Düzenlenen 13. Türk Tarih Kongresinde Sunulan Tebliğ, Ankara, 4-8 Ekim 1999). (www.kemalgozler.com/pomak-ttk-bildiri.htm)

 

Makalenin Bulunduğu Kongre Kitabını izleyin linki tıklayarak online satın alabilirsiniz:  [TTK'dan Kitabı Online Satın Alma] 

Makalenin yayınlandığı Kongre kitabındaki sayfa numaraları aşağıda metin içinde (s.XXXX) şeklinde gösterilmiştir.

 

(s.1397) 

XIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2002, Cilt III, Kısım III, s.1397-1437

Osmanlı tahrİr defterlerİne göre Lofça pomak köylerİnİn İlk Müslüman sakİnlerİ: 1479-1579

 

 

 

 

 

 

Kemal GÖZLER*

Kimlik.- Pomaklar, anadil olarak Bulgarca konuşan Müslüman bir topluluktur. Dolayısıyla biz, Pomaklığı şu iki unsur ile tanımlamaktayız: Anadil olarak Bulgarca konuşma ve Müslüman olma. Milliyetlerine göre tarihçiler, Pomak kimliğini bu unsurlardan sadece birisiyle tanımlamakta, diğer unsuru ise görmezden gelmektedirler. Bulgar tarihçiler, dil unsurunun altını çizerek, Pomakların Hristiyan âdetlerini koruduğunu belirtmektedirler. Hatta, bazı Bulgar yazarlar, bazı Pomakların evlerinde İncil sakladıklarını ve gizli olarak Hristiyan ibadetleri yaptıklarını iddia edebilmişlerdir[1]. Türk yazarlar ise, Pomakların dil ve kültür boyutuna ilişkin olan her şeyi gölgede bırakarak, ortak unsur olan din unsurunun, yani Pomakların Müslüman oluşunun altını çizmişlerdir. Hatta bazı Türk yazarlar, Pomakların anadil olarak Bulgarca konuştukları olgusunu bile inkar edebilmişlerdir[2].

İsimlendirme.- En yaygın açıklanış tarzına göre, “Pomak” kelimesi, muhtemelen Bulgarca “pomagam (yardım etmek)” fiilinden gelmekte ve “yardımcı” (pomagaci) gibi bir anlama gelmektedir[3]. Kanitz’ten bu yana, bu açıklama tarzı, birçok yazar tarafından tekrarlanmaktadır. Pomaklar Makedonya’da bazen “Torbeši” ve sıklıkla da “Poturi” olarak isimlendirilirler. Rodoplar’da Pomaklara “Agarjani” veya “Achrjani” dendiği de olur[4]. Bulgar yazarlarının kullandıkları Bălgarite mohamedani veya Bălgaro-mohamedanite (Bulgar Müslümanları veya Müslüman Bulgarlar) gibi isimlendirmeler, 1870 öncesi hiçbir şekilde bilinmeyen, sonradan (s.1398) uydurulmuş terimlerdir. Keza, bazı Türk yazarlarının kullandığı[5], “Pomak Türkleri” ismi de, sonradan imal edilmiş, bölge halkının hiçbir şekilde kullanmadığı bir terimdir. Biz, bu topluluğu isimlendirmek için kendilerinin kullandığı “Pomaklar” ismini tercih ediyoruz.

Yerleşim ve Nüfus.- Pomaklar bugün Türkiye, Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya’da yaşamaktadırlar. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinden önce Pomaklar sadece iki bölgede yaşıyorlardı: Rodoplar’da ve Lofça[6] dolaylarında. Buna paralel olarak da, Pomaklar iki gruba ayrılmaktadır. Rodop Pomakları ve Lofça Pomakları[7]. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinden önce, Rodop Pomaklarının sayısının 500 000 ve Lofça Pomaklarının ise 100 000 civarında olduğu tahmin edilmektedir[8].

1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinden sonra, Pomakların önemli bir kısmı Trakya’ya ve Anadolu’ya göç ettiler ve Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, çanakkale, Balıkesir, Bursa, Manisa, Eskişehir gibi illerde birçok köy kurdular. Bugün Pomak nüfusunun sayısı hakkında sağlıklı bilgilere sahip değiliz.

Rodop Pomakları hakkında birçok çalışma yapılmıştır[9]. Buna karşılık Lofça Pomakları çok az incelenmiş bir konu olarak kalmıştır[10]. Bugün bile, Bernard Lory’nin (s.1399) haklı olarak gözlemlediği gibi, “Pomaklardan bahsedildiği zaman, Rodop dağlarının batı kısmında oturan insanlar anlaşılmaktadır”[11]. Oysa, Lofça Pomaklarının varlığına, Rodop Pomaklarının varlığından çok daha önce işaret edilmiştir[12].

“Lofça Pomakları” İsimlendirmesi.- “Lofça Pomakları” isimlendirmesi üzerinde uzlaşma yoktur. L. Miletič, Vasil Savov ve Geno Ivanov bu terimi[13] kullandığı halde, Petăr Petrov “Lofça Çevresi Müslümanları”[14] veya “Bulgaristan'ın Kuzey-Batı Bölgesinin Müslüman Bulgarları” ifadesini kullanmaktadır[15]. Buna karşılık, Vasil Mikov, “Tete­ven, Lukovit ve Belaslatina’daki Pomaklar”dan[16] veya “İskăr ve Vit Nehirleri Havzası Pomakları”ndan bahsetmektedir[17]. Türk yazarlar ise, genel olarak Balkanların kuzeyinde, Lofça, Selvi[18], Plevne ve Rahova çevresinde bulunan Pomaklardan bahsetmektedirler[19].

Bizim burada inceleyeceğimiz Pomak köyleri bugün Kneža, Bjala Slatina, Roman, Jablanica, Teteven, Ugărčin, Lukovit, Červen Breg ve Pelova ilçeleri (obština) (s.1400) arasında dağılmıştır. Bu ilçeler de, Loveč ve Mihaylovgrad illerine (oblast) bağlıdırlar[20]. Geçmişte de, Pomak köyleri Lofça (Loveč), Plevne (Pleven), Rahova (Orjahovo) ve İvraça (Vraca) kazaları arasında taksim edilmişti. Bu kazalar da XV ve XVI’ncı yüzyıllarda Niğbolu Sancağına, XIX’uncu yüzyılda ise Tuna Vilayetine bağlıydı.

Bu köylerin bir kısmının tarihte ve günümüzde Lofça Kazasına/İline bağlı olmamasına rağmen, L. Miletič’ten beri[21], bu köylerdeki Pomakları “Lofça Pomakları” olarak isimlendirmek âdet olmuştur[22]. Daha iyisini bulamadığımız için, biz de bu terimi kullanmaya devam ediyoruz.

1877/1878 Osmanlı-Rus harbinden önce, Lofça Pomakları, Lofça, Plevne, Rahova, İvraça kazalarına bağlı 60 civarında köyde oturuyorlardı[23]. Coğrafi olarak Pomak köyleri, Vit havzasında, İskır, Panega ve Skıt nehirleri üzerinde bulunmaktadır. Köşeleri, Pleven, Kneža, Bo­rovan, Roman, Teteven ve Ugărčin olan bir çokgen aşağı yukarı Pomak yerleşim sahasını belirlemektedir[24].

Aşağıda 1 nolu haritada Lofça Pomak köyleri gösterilmiştir.

Harita 1: Lofça Pomak Köyleri


 

(s.1401) Çalışmanın Konusu.- Bu çalışmanın konusunu, Lofça Pomaklarının kökeni sorunu oluşturmaktadır. Acaba Lofça Pomakları ihtida kökenli midirler, yani Müslüman olmuş bir yerli halk mıdır? Yoksa, oraya Anadolu’dan gitmiş Türklerden mi gelmektedirler?

Lofça Pomakları üzerine yazılmış en önemli inceleme, Bernard Lory’nin, 1987 yılında yayınlanan makalesidir[25]. Ama Lory, Lofça Pomakların tarihini ancak XIX’uncu yüzyılın ortasından itibaren incelemektedir. Aslında, Konstantin Jireček’in “Bulgar milleti içinde bu Müslüman grupların başlama tarihi karanlıkta kalmaktadır”[26] diye yazdığı yıllardan buyana değişen bir şey yoktur ve Pomakların kökeni sorunu hâlâ karanlıktadır.

Bununla beraber, Lofça Pomaklarının kökeni üzerine Bulgar yazarlar tarafından geliştirilmiş birçok tez vardır[27]. Onlara göre, Lofça Pomakları Bulgar ırkındandırlar ve Osmanlı döneminde zorla Müslüman edilmişlerdir. Din değiştirme tarihi konusunda ise değişik dönemler ileri sürmektedirler.

Lofça Pomaklarının kökeni sorununu aydınlatmak için biz Osmanlı tahrir defterlerine dayalı bu çalışmayı yaptık.

Tahrir Defterleri.- Çalışmamız tahrir defterlerine dayalı olduğuna göre, bu defterleri kısaca tanıtmak uygun olur. Tahrir defterleri özellikle XV ve XVI’ncı yüzyıllarda Osmanlı idaresi tarafından tutulmuş olan nüfus sayımı ve vergi kayıtlarının bulunduğu defterlerdir[28]. Tahrir defterlerinin icmal ve mufassal olmak üzere iki çeşidi vardır. İcmal tahrir defterlerinde sadece hane, mücerred (bekar erkek)[29] ve bi­ve (dul kadın) sayıları bulunmaktadır. Mufassal tahrir defterlerinde ise, hane reislerinin, mücerretlerin ve bivelerin isimleri de kayıtlıdır.

Tahrir Defterleri Pomakların Kökeni Sorununu Aydınlatmaya Elverişli Bir Araç mıdır?- Asıl incelememize başlamadan önce, şu ön sorunu çözmek gerekir: Tahrir defterleri Pomakların kökeni sorunu aydınlatmaya elverişli bir araç mıdır? (s.1402) Diğer bir ifadeyle, tahrir defterleri, Pomakları bir yandan Bulgarlardan, diğer yandan Anadolu’dan gelen Türklerden ayırmaya imkân vermekte midir?

Pomaklar ile Bulgarlar arasındaki ayrım din unsuruyla yapılmaktadır. Birinciler Müslüman, ikinciler ise Hristiyandır. Pomaklar ile Türkler arasındaki ayrım ise dil zemininde yapılmaktadır. Birinciler, anadil olarak Bulgarca, ikinciler ise Türkçe konuşmaktadırlar.

Osmanlıların tahrir defterlerinde kullandıkları sayım ölçütü dil değil, dindir. Diğer bir ifadeyle, tahrir defterlerinde bir yerleşim biriminin ahalisi, dilleri itibarıyla değil, dinleri itibarıyla gruplandırılmaktadır. Bu nedenle, tahrir defterlerinden hareketle bir Müslüman, bir Hristiyandan kolayca ayrılabilir. Ancak, söz konusu olan bu Müslümanın Anadolu’dan gelen bir Türk mü, bir Pomak mı, bir Boşnak mı, bir Arnavut mu olduğu doğrudan bilinemez.

Buna göre Osmanlı tahrir defterleri, Pomakları Bulgarlardan ayırmaya elverişli bir araçtır. Ancak, tahrir defterlerinin, Pomakları diğer Müslümanlardan ayırmaya elverişli bir araç olmadığı düşünülebilir. Ancak bu noktada, icmal tahrir defterleri ile mufassal tahrir defterleri arasında bir ayrım yapmak uygun olacaktır.

İcmal tahrir defterleri hiçbir şekilde Pomaklar ile diğer Müslümanlar arasında ayrım yapmaya elvermezler. Yukarıda da belirtildiği gibi, bu defterlerde sadece bir köydeki Müslüman ve Müslüman olmayan hane sayıları verilmektedir. Belirtilen Müslüman hanelerden hangisinin mühtedi, hangisinin Anadolu’dan gelen bir hane olduğu bilinemez. Bizim kullandığımız dört temel tahrir defterinden sadece bir tanesi (1479 defteri) icmaldir. Ve bu defterde kayıtlı sadece 4 Müslüman hane vardır. Bu nedenle, bizim çalışmamızda icmal tahrir defterlerinin kullanılmasındaki sakınca ihmal edilebilir niteliktedir.

Mufassal tahrir defterleri de kimin mühtedi, kimin eski Müslüman olduğunu belirtmemektedir. Ancak bu tür defterler, mühtedileri tespit etmeye imkân verecek kayıtlar içermektedir. Zira bu tür defterler, kayıtlı kişinin babasının ismini de not etmektedir. Bu defterlerde mühtedilerin babalarının gerçek Hristiyan isminin yazılmadığı, onun yerine baba ismi olarak “Allahın kulu” anlamına gelen “Abdullah” yazıldığı ileri sürülmektedir. Gerçekten de ihtida olgusunun görüldüğü birçok yörede, anormal bir sıklıkta tahrir defterlerinde birçok kişinin isminin yanına “veled-i Abdullah” (Abdullah oğlu) yazılmıştır. Bu kişilerin mühtedi olduğu, baba ismi olarak “Abdullah”ın bunların gerçek Hristiyan baba isimlerini deşifre etmemek için kullanıldığı yorumu yapılmıştır. Türk[30], Bulgar[31], ve Batılı[32] birçok tarihçi, “veled-i Abdullah” ibaresinden o kişinin mühtedi olduğu sonucunu çıkarmaktadır.

(s.1403) “Veled-i Abdullah”ın Anlamı Sorunu.- Ancak, tahrir defterlerinde geçen her “Abdullah” isminin bir gayr-i müslim ismini simgelediği haliyle iddia edilemez. Zira “Abdullah” ismi İslâm âleminde çok sık rastlanılan bir isimdir. Mühtedi olmayan bazı Müslümanların da baba isimlerinin “Abdullah” olması kadar doğal bir şey yoktur.

Bununla birlikte, eğer “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelemediği kabul edilirse, konumuzu teşkil eden 40 köyün Müslüman hane reislerinin ve mücerretlerinin isimleri incelendiğinde, kolayca cevaplandırılamayacak sorular ortaya çıkmaktadır.

Bir kere, bu “Abdullah” ismine defterlerde hep baba ismi olarak rastlanmaktadır. Eğer Abdullah ismi, bir mühtedinin babasının Hristiyan ismini gizlemek için değil de, gerçek bir isim olarak kullanılıyorsa, niçin bu isme aynı sıklıkta, baba ismi olarak değil de, ilk isim (hane reisi veya mücerred ismi) olarak rastlanmamaktadır?

İkinci olarak, incelediğimiz 40 köyde bu “Abdullah” ismi, baba ismi olarak dahi anormal bir sıklıkta geçmektedir. Bu köylerde tahrir edilmiş Müslüman hane reislerinin ve mücerretlerin baba isimlerinin 1516’da % 41’i, 1545’te % 72’si, 1579’da ise % 21’i “Abdullah”tır. Haliyle, ilk isim olarak hiç kullanılmamış bu isme, baba ismi olarak bu yoğunlukta rastlanılması düşündürücüdür[33].

Diğer yandan, 1545 tarihli defterde baba ismi olarak yer alan (toplamın % 72’sidir) Abdullah’lardan hiç değilse bazılarının 1516 tarihli defterde ilk isim (hane reisi veya mücerred ismi) olarak bulunması gerekmez miydi?

Nihayet, Bulgaristan’da saf Türk nüfusunun iskân edildiği bölgelerdeki (örneğin Deliormanlar, Dobruca) köylerde, Abdullah ismi tahrir defterlerinde böylesine anormal yoğunlukta kullanılan bir isim değildir[34]. Ahalisinin Anadolu’dan göç ettiğini bildiğimiz köylerde, Abdullah ismine az rastlanırken, incelenen bu 40 köyde neden bu isme bu kadar yüksek bir sıklıkta rastlanmaktadır?

Bu nedenlerden dolayı, çalışmamızda, incelediğimiz 40 köyde tahrir edilen “veled-i Abdullah”ların mühtedi olduğu varsayılmıştır. Ancak, aşağıda her yerde, bunun bir varsayım olduğu vurgulanmıştır. Aşağıdaki birçok paragrafta, ihtida konusunda yapılan yorumlarda, o yorumun geçerliliğinin “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği varsayımına bağlı olduğu belirtilmiştir.

(s.1404) Lofça Pomak Köyleri Listesi.- Açıktır ki, böyle bir çalışma için bizim her şeyden önce, Lofça Pomak köylerinin tam bir listesine ihtiyacımız vardır. Bu listeyi, 1877 yılını esas alarak yapmalıyız. Zira, Lofça Pomaklarının önemli bir kısmı 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinden (Doksanüç Harbi) sonra bu köylerden göç etmişlerdir. Bu nedenle bu Harpten hemen önceki yıllarda, Lofça yöresinde sakinlerinin tamamının veya bir kısmının Pomak olduğu köyleri tespit etmek gerekir. Doksanüç Harbinden önceki yıllara ait, Lofça Pomak köylerine ilişkin tanıklıklar, özellikle gezi notları, incelemeler vardır[35]. Keza, biz, Kanitz, İreček, Miletič, Savov, Mikov, İirkov, Ivanov, Cvetkova, Petrov ve Lory tarafından verilen Lofça Pomak köyleri listelerine de sahibiz[36]. Bu listelerin birleştirilmesinden 60’tan fazla köyü içeren bir listeye ulaşılmaktadır. Ne var ki, biz bu köylerden bazılarında 1870’lerde Pomak yaşayıp yaşamadığını kesin olarak tespit edemedik. Böyle köyleri listeden atarak 40 köylük bir liste oluşturduk. 1870’lerde bu köylerin ahalisinin tamamının veya bir kısmının Pomak olduğu kesin olarak biliyoruz. Bu 40 köyün isimleri, aşağıda 1 numaralı tablonun birinci sütununda, alfabetik sırada verilmiştir.

XVI’ncı Yüzyılda Bu Köylerin İlk Müslüman Sakinleri Pomak mıydı? Asıl incelememize geçmeden önce, itiraf etmek gerekir ki, burada çok önemli bir mesele ile karşı karşıyayız. Bizim incelediğimiz, Osmanlı tahrir defterlerinde “Pomak” kelimesi geçmemektedir[37]. Oysa bizim çalışmamızın asıl amacı, yukarıda da ifade edildiği gibi, Pomakların kökeni sorununu aydınlatmaktır. Lofça, Plevne, Rahova ve İvraça arasında bulunan belirli bir bölgede yer alan 40 köyün Müslüman sakinlerini, biz burada “Pomak” olarak takdim ediyoruz. Oysa Osmanlı belgeleri, bu köylerin “Müslüman sakinleri” için, “Pomak” kelimesini değil, “Müslim” kelimesini kullanmaktadır. XIX’uncu yüzyıl için, biz bu köylerde Osmanlı belgelerinin “Müslim” dediği (s.1405) kişilerin “Pomak” olduğunu biliyoruz. Zira, bu köylerdeki Müslümanların kendilerine “Pomak” dediklerini ve anadil olarak Bulgarca konuştuklarını gösteren delillere, özellikle gezi notlarına ve incelemelere sahibiz[38]. Buna karşılık, XVI’ncı yüzyıl için, bu köylerin Müslüman sakinlerinin “Pomak” olarak isimlendirilip isimlendirilmedikleri konusunda en ufak bir bilgiye sahip değiliz.

Aşağıda görüleceği gibi, tahrir defterleri, inceleme konumuzu oluşturan 40 köyün ilk Müslüman sakinlerinin önemli bir kısmının “veled-i Abdullah” ve dolayısıyla (bu ibarenin bir mühtediyi simgelediği varsayımıyla) mühtedi olduğunu göstermektedir. Ancak, biz bu yeni Müslümanların kendilerine XVI’ncı yüzyılda “Pomak” deyip demediklerini bilemiyoruz. Bulgaristan’da “veled-i Abdullah”lara sadece bizim Pomak bölgemizde değil, diğer yerlerde de rastlanmaktadır. Örneğin, 1516 ve 1545 tarihli tahrir defterlerinde, Pomak bölgesine çok yakın olan Presyaka[39] ve Smoçan[40] köylerinde de “veled-i Abdullah”lar vardır. Neden bu köylerdeki “veled-i Abdullah”ların torunları “Pomak” olarak isimlendirilmediler? Bulgaristan’nın diğer köylerindeki ihtida kökenli Müslümanlar “Pomak” olarak isimlendirilmedikleri halde, bizim incelediğimiz bu 40 köyün Müslümanları neden “Pomak” diye isimlendirildiler? Bu bir sır. Bu sırrın çözümü için ise en ufak bir tarihî veriye sahip değiliz.

Bu nedenlerle, bizim inceleme konumuzu oluşturan 40 köyün, XVI’ncı yüzyılda ilk Müslüman sakinlerinin “Pomak” olarak isimlendirilip isimlendirilmedikleri sorusu haklı olarak sorulabilir. “Pomak” kelimesinin ne anlama geldiğini tam olarak bilmediğimiz gibi, bu kelimenin hangi yüzyılda ortaya çıktığını da bilmiyoruz. Kesin olarak bildiğimiz tek şey, bu köylerin XIX’uncu yüzyıldaki Müslüman sakinlerinin Pomak olarak isimlendirildikleridir. Bu köylerin XIX’uncu yüzyıldaki Müslüman sakinlerinin Pomak olduklarına bakarak, bu köylerin XVI’ncı yüzyıldaki ilk Müslüman sakinlerinin de Pomak olduğu düşünülebilir. Ancak böyle bir düşünce bir varsayımdan başka bir şey değildir. Biz böyle bir varsayıma başvurmak yerine, bu köylerin XVI’ncı yüzyıldaki Müslüman ahalisinden bahsederken, “Pomak” kelimesini kullanmayıp, “Pomak köylerinin ilk Müslüman sakinleri” ifadesini kullanmayı tercih ettik. Diğer bir ifadeyle bizim çalışmamız, “ilk Pomaklar” üzerine değil, daha doğru bir ifadeyle, XIX’uncu yüzyılda tamamen veya kısmen Pomak olduğunu bildiğimiz 40 köyün, XVI’ncı yüzyıldaki “ilk Müslüman sakinleri” üzerinedir.

***

Biz Osmanlı tahrir defterlerinden itibaren 40 Pomak köyünün XV ve XVI’ncı yüzyıldaki ilk Müslüman sakinlerini belirledik. Belirlediğimiz sayılar köy köy aşağıda 1 numaralı tabloda verilmiştir.  (s.1406)


 

 

Tablo 1: Lofça Pomak Köylerinde Müslim ve Gayri Müslim Nüfus

 
Kaynak
Sofia, Millî Küt.,OAK, 45/ 29, no 1/1960
İstanbul, BOA, MM 11,
TD 370

İstanbul, BOA,
TD 416, TD 452

Ankara, TKGM, KK 58
İstanbul, BOA, TD 718

Salname-i Vilayet-i Tuna

 
Yıl
1 4 7 9
1 5 1 6

1 5 4 5

1 5 7 9

1 8 7 3

 
Din
Müslim
Gebr
Müslim
Gebr

Müslim

Gebr

Müslim

Gebr

Müslim

Gayri-Müsl.

 
Köyler / Birim
H
B
H
B
H
M
B
H
M
B

H

M

B

H

M

B

H

M

H

M

H

N

H

N

1
Bela Slatina
-
-
20
2
-
-
-
47
20
3
-
-
-
113
11
11
3
-
174
131
100
156
342
517
2
Belençe (Belenci)
-
-
22
4
-
-
-
30
9
1
-
-
-
20
18
3
 
 
 
 
42
163
90
92
3
Bırkaçevo
 
 
 
 
-
-
-
24
6
-
-
-
-
32
12
2
1
1
50
3
176
481
542
142
4
Blısniçevo / Panega
 
 
 
 
-
-
-
18
13
2
-
-
-
11
7
7
-
-
25
25
 
 
 
 
5
Breşte / Breşke
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
-
-
58
12
60
92
113
184
6
Bukofça (Bukovec)
 
 
 
 
-
-
-
20
9
1
-
-
-
15
8
2
 
 
 
 
51
172
23
141
7
Curilova
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
21
151
23
85
8
çamakovça
-
-
24
1
-
-
-
34
32
2
2
2
-
27
17
-
4
3
92
106
127
231
-
-
9
çerikova (Sadovec)
-
-
6
1
1
1
-
43
13
2
-
-
-
15
14
5
3
3
38
9
130
362
113
267
10
çerven Breg
-
-
48
6
1
-
-
50
41
-
 
 
 
 
 
 
15
10
48
32
96
176
142
492
11
Dermança
-
-
11
-
-
-
-
84
18
-
-
-
-
13
2
-
-
-
50
44
103
360
169
496
12
Dıben / Dıbene
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
-
-
-
13
9
1
-
-
19
55
 
 
 
 
13
Dıbnik (Dolni)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
422*
322
8*
 
 
 
 
59
171
237
757
14
Dıbnik (Gorni)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
65
144
144
447
15
Galata
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
6
5
10
5
172
858
-
-
16
Glava
 
 
 
 
-
-
-
10
1
-
-
-
-
15
11
3
-
-
40
34
90
141
-
-
17
Gornik
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
50
75
87
193
18
Gradeşniça
-
-
11
-
 
 
 
6
8
-
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
75
419
-
-
19
Huyuvan/Hubuvane
-
-
11
1
-
-
-
18
8
-
3
-
-
9
5
1
6
3
28
17
25
72
136
249
20
İzvor-i Müslim
1
-
31
-
2
1
-
30
15
4
 
 
 
 
 
 
14
8
48
16
445
2340
-
-
21
Kneja / Ç.Kladeniçe
 
 
 
 
-
-
-
101
81
6
--
-
-
71
69
11
-
-
404
250
394
620
472
639
22
Komarevo
 
 
 
 
-
-
-
9
6
-
-
-
-
6
2
-
-
-
30
14
17
69
44
170
23
Koynare
 
 
 
 
-
-
-
124
130
4
-
-
-
79
33
49
4
6
361
125
553
720
-
-
24
Kurusoviça
 
 
 
 
-
-
-
78
33
3
1
1
-
110
59
9
6
2
15**
5**
23
55
186
433
25
Lepiça
-
-
28
1
-
-
-
26
7
2
-
-
-
28
11
1
-
-
87
53
50
98
70
141
26
Leşniça (Kirçevo)
-
-
40
3
3
-
-
55
30
1
3
-
-
13
30
1
6
4
52
30
236
619
-
-
27
Lukovit (Gorna)
-
-
47
2
-
-
-
51
20
2
3
1
-
53
24
4
6
7
100
77
283
979
290
853
28
Petreven
-
-
26
1
-
-
-
14
13
-
1
1
-
9
4
3
3
3
30
17
64
160
122
414
29
Popiça
 
 
 
 
-
-
-
26
11
-
1
-
-
34
20
3
1
2
37
20
68
87
-
-
30
Radomirçe
 
 
 
 
-
-
-
41
20
-
-
-
-
26
11
-
2
-
11
12
186
461
96
114
31
Reseleç
1
-
39
6
1
-
-
51
-
4
1
-
-
35
1
2
3
-
110
23
145
290
103
242
32
Roman
-
-
54
3
3
4
-
35
12
-
5
3
-
15
3
-
16
6
30
12
49
204
64
227
33
Rupçe
 
 
 
 
1
-
-
56
32
1
-
-
-
28
16
3
1
1
42
30
176
461
96
114
34
Suhaç
-
-
25
1
-
-
-
48
33
1
1
-
-
22
20
4
-
-
101
48
41
71
91
147
35
Tırnak
 
 
 
 
-
-
-
94
31
-
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
154
172
162
228
36
Tlaçane
 
 
 
 
-
-
-
17
4
1
-
-
-
10
3
1
 
 
 
 
41
222
22
80
37
Todoriçane
2
-
17
1
-
-
-
22
14
3
1
1
-
32
23
3
10
6
70
51
65
161
171
512
38
Toros
-
-
3
-
2
-
-
18
12
-
 
 
 
 
 
 
12
-
33
-
271
1131
66
203
39
Ugırçin
 
 
 
 
1
-
-
163
88
3
1
-
-
114
63
-
2
1
186
144
94
351
343
1116
40
Yaniça / Eniça
-
-
24
1
-
-
-
29
12
-
2
-
-
27
11
 
2
-
50
32
-
-
179
214
 
T o p l a m
4
0
487
34
15
6
0
1472
782
46
25
9
 
1417
839
137
126
71
2429
1459
4797
13495
4738
9909
 
Kişi***
20
0
2435
34
75
6
0
7360
782
46
125
9
 
7088
839
137
630
71
12145
1459
23985
13495
23690
9909
 
Kişi Olarak Toplam
20
2469
81
8188
134
8064
701
13604
37480
33599
 
Oran
% 0,80
% 99,20
% 0,97
% 99,03
% 1,63
% 98,37
% 4,90
% 95,10
% 52,73
% 47,27

H: Hane (Aile)             M: Mücerred (Bekar Erkek)              B: Bive (Dul Kadın)           N: Nüfus (Erkek)

Müslim: Müslüman      Gebr: Gayr-i Müslim (Müslüman olmayan)  (Bu köyler için pek muhtemelen Hristiyan Ortodoks Bulgarlar)

*BOA, TD 382, s.733-740.      ** 1579 defterinde bulamadığımız voynuk sayılarını bu sayıya eklemek gerekir.   *** 1 hane = 5 kişi

(s.1408)
 

Arşiv kaynaklarımızı gösterebilmek amacıyla, biz bir de her köy için, kullandığımız tahrir defterinin ve 1873 Salnamesinin sayfa numaralarını gösteren bir tablo yaptık.

Tablo 2: Kaynaklar (Tahrir Defterlerinin Sayfa Numaraları)
 
Kaynaklar
OAK,45
MM 11
TD 416
TD 718
Salname
 
Yıl
1479
1516
1545
1579
1873
1
Bela Slatina
257
109
250
117
183
2
Belençe
293
120
91
-
193
3
Bırkaçevo
-
165
357
228
183
4
Blısniçevo
-
245
407
403
?
5
Breşte
-
-
-
-
157
6
Bukofça
387
256
329
-
189
7
Curilova
-
-
-
-
189
8
çamakovça
247
143
141
147
183
9
çerikova
241
13
16,125
110*
161
10
çerven Breg
243,249
91
-
181
161
11
Dermança
281
243
436
376
255
12
Dıbene
293
535**
384
375
259
13
Dıbnik (Dolni)
-
-
733***
-
159
14
Dıbnik (Gorni)
-
-
-
-
159
15
Galata
-
-
-
407,751
255
16
Glava
-
599**
145
165
183
17
Gornik
-
-
-
-
183
18
Gradeşniça
281
210
456
-
255
19
Hubuvane
291
535**
473
440
237
20
İzvor-i Müslim
285
147
-
436
255
21
Kneja
231
98
83
125
183
22
Komarevo
-
164
348
324
189
23
Koynare
-
24
19
157,720
 
24
Kurusoviça
-
78
14,358
108
161
25
Lepiça
247
513**
14,104
142
183
26
Leşniça (Kirçevo)
281
217
461
423
255
27
Lukovit (Gorna)
251
90
101
143
161
28
Petreven
251
99
129
186/12
159
29
Popiça
-
164
298
183
183
30
Radomirçe
 
27
16
181
161
31
Reseleç
247,263
99
103
155
183
32
Roman
261
185
349
316
193
33
Rupçe
-
108
13,108
186/16
161
34
Suhaç
249
107
127
160
183
35
Tırnak
-
101
-
-
183
36
Tlaçane
-
164
325
-
189
37
Todoriçane
251
91
102
186/3
161
38
Toros
285
211
-
419
255
39
Ugırçin
-
241
436
413
253
40
Yaniça / Eniça
265
26
114
170
185
* TKGM, KK 58 ;         ** TD 370;        *** TD 382

(s.1409) Şimdi 1 numaralı tabloyu incelemeye başlayabiliriz.

Tablomuz altı sütundan oluşmaktadır. Birinci sütunda 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinden hemen önce sakinlerinin tamamının veya bir kısmının Pomak olduğunu kesin olarak bildiğimiz 40 köyün ismi alfabetik sırada gösterilmiştir. İzleyen sütunlar sırasıyla 1479, 1516, 1545 ve 1579 tarihli tahrir defterlerinden elde edilen verilere tahsis edilmiştir. Son sütunda, bu köylerin XVI’ncı ve XIX’uncu yüzyıllarda nüfusları arasında bir karşılaştırma yapabilmek amacıyla, 1873 Tuna Vilayet Salnamesinin (Hicrî 1290 senesi Salname-i Vilayet-i Tuna) rakamları verilmiştir.

I. 1479 Tahrir Defteri

Niğbolu Sancağına ait günümüze kalan en eski tahrir belgesi, bir icmal defteri parçasıdır. Bu defter parçası, Sofya’da Kiril ve Methodi Millî Kütüphanesinin Şarkiyat Seksiyonunda muhafaza edilmektedir (OAK, 45/49, envanter no: 1/1960). Bulgarcaya Russi Stoikov tarafından çevrilmiş ve Bulgar Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü tarafından, fac-similéleriyle birlikte yayınlanmıştır[41]. Bu defter parçası 60 yaprak içermektedir. Defter parçası kendi metni içinde bir tarih içermemektedir. Çevirmeni bu defteri, “XV’inci yüzyılın ortası olarak” tarihlendirmiştir[42]. Ancak, Bistra Cvetkova’nın belirttiği gibi bu tarih yanlıştır[43]. Bu defter şimdi yazarlar tarafından 1479 olarak tarihlendirilmektedir[44].

Bu tahrir defteri icmal türündendir. Köy köy, sadece Müslüman aile (hane-i müslim), Müslüman olmayan aile (hane-i gebr) ve dul kadın (bive) sayılarını vermektedir. Defterde hane reisi olan kişilerin isimleri verilmemektedir. Dolayısıyla biz bunların Anadolu’dan oraya gitmiş eski Müslümanlar mı, yoksa mühtediler mi olduğunu bilemiyoruz.

1479’da, inceleme bölgemizde sadece üç köyde (İzvor[45], Reseleç[46], Todoriçane[47]) toplam dört hane Müslüman vardır. (s.1410)

Tablo 3: 1479’da Müslümanlar
Köyler
Hane sayısı
1. İzvor
1
2. Reseleç
1
3. Todoriçane
2
Toplam
4
Toplam Kişi Sayısı*
20
* Kişi sayısı, hane sayısını 5 ile çarparak elde edilmektedir[48].

 

İzvor köyü bugünkü Bălgarski İzvor’dur[49]. Bu köyün, Osmanlı resmî kayıtlarındaki ismi “İzvor-i Müslim”; halk arasındaki ismi ise, “Turski İzvor” idi. Bu isim 1934’te “Bălgarski İzvor” olarak değiştirildi[50]. Bu köy, 1873 Salnamesinde (hicrî 1290 senesi Salname-i Vilayet-i Tuna) İzvor-i Müslim adı ile kaydedilmiştir. Ahalisinin tamamı Pomak olan bir köydü. 1873’te bu köyde, 445 hane ve 2340 erkek nüfus vardı[51]. 1479 defterine göre, İzvor’da 1 Müslüman hane (hane-i müslim) ve 31 Hristiyan hane (hane-i gebr), 4 Hristiyan dul kadın (bive) vardı[52]. 1479 defteri, Reseleç’te 1 Müslüman hane, 39 Hristiyan hane ve 4 Hristiyan bivenin bulunduğunu kaydetmektedir[53]. Todoriçane de ise, 2 Müslüman hane, 17 Hristiyan hane ve 1 Hristiyan bive vardı[54].

1479’da İzvor Lofça vilayetine[55], Reseleç ve Todoriçane ise Mramorniçe vilayetine tâbiydi. İzvor, Pomak bölgesinin güney doğusunda bulunmaktadır. Reseleç ve Todoriçane ise bölgenin ortasında yer almaktadır. Reseleç, Todoriçane’ye göre daha batıdadır.

Diğer köylerde, 1479 yılında Müslüman yoktur. Bu çalışmada, İzvor, Reseleç ve Todoriçane köylerindeki bu dört Müslüman haneyi, biz, tarihte Pomak köylerinde görülen “ilk Müslümanlar” olarak kabul etmekteyiz. 1479 defteri, bir icmal olduğu için bu ilk Müslümanların isimlerini bilemiyoruz. Keza, onların Anadolu’dan gelen  (s.1411) otantik Türkler mi, yoksa İslâm dinini benimseyen Bulgarlar mı olduğunu da bilemiyoruz.

XIX’uncu yüzyılda tamamen veya kısmen Pomaklar ile meskûn olduğunu bildiğimiz 40 köyden 15’i (Bırkaçevo, Blısniçevo (Rumyançevo), Breşte (Breşke), Bu­kofça, Curilova, Galata, Glava, Gornik, Komarevo, Koynare, Popiça, Radomirçe, Tırnık, Tlaçane, Ugırçin) 1479 defterinde kayıtlı değildir[56]. Bu defterin ilk iki yaprağının eksik olduğu bilinmektedir. Eğer bu köylerden bazıları bu kayıp yapraklar üzerinde kayıtlı değillerse, bunların 1479’da mevcut olmadıklarını ve bu tarihten sonra kurulduklarını söyleyebiliriz[57].

1479 defterinde kayıtlı 25[58] köyde, 4 Müslüman haneye karşı, toplam 487 Hristiyan hane ve 34 Hristiyan bive vardı

Lofça Pomak köylerindeki ilk Müslümanların ortaya çıkışının 1479’dan daha eskiye gitmediği sonucuna varabiliriz. Bulgaristan’ın 1393’te Sultan Beyazıd tarafından kesin fethinden itibaren, 88 yıl boyunca, Lofça Pomak bölgesinde önemli bir kolonizasyon veya orada gerçekleşmiş bir ihtida hareketi görülmemektedir. Bu nedenle, Bogomillerin, Osmanlıların gelişi ile Müslüman oldukları yolundaki tez[59], en azından bölgemiz köyleri bakımından Osmanlı belgeleriyle teyid edilememektedir.  (s.1412) Bununla birlikte, Osmanlı tahrir defterleri Pavlikenler, yani Bogomiller üzerine birçok bilgi içermektedir[60].

II. 1516 Tahrir Defteri

Lofça Pomak bölgesine ait bugüne ulaşan izleyen defter bir mufassaldır. Bu defter, Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Niğbolu başlığını taşımaktadır. Sultan Selim I zamanına aittir. Defter kendi metninde hicrî 922 (miladî 1516) tarihini taşımaktadır. Bu defter yayınlanmamıştır. İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivinde saklanmaktadır. Maliyeden Müdevver Defterler  fonunda 11 numara ile kayıtlıdır[61]. Keza İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivinde Tapu Tahrir Defterleri fonunda 370 numara ile kayıtlı bir icmal tahrir defteri vardır[62]. Bu defter 1530 yılına aittir. 370 numaralı defter Muhasabe-i Vilayet-i Rumeli Defteridir[63]. Defterin Niğbolu Livasına ait kısmı 1516 tarihli mufassal tahrir defterinin (MM 11) verilerinden itibaren oluşturulmuş olmalıdır. Her iki defterin verdiği sayılar aynıdır. Biz esasen 1516 tarihli mufassal defteri (MM 11) izliyoruz.

1479 defterinde kayıtlı olmayan Bırkaçevo, Blısniçevo (Rumyançevo), Bukofça, Glava, Komarevo, Koynare, Popiça, Radomirçe, Tırnak, Tlaçane ve Ugırçin köyleri 1516 defterinde kaydedilmiştir. Bunların 1479 ile 1516 yılları arasında kurulmuş yeni köyler olduğu düşünülebilir. Bırkaçevo, Bukofça, Popiça ve Tlaçane, köyleri için bu konuda delilimizde vardır: 1516 defterinde açıkça not edilmiştir ki, bu köyler, birkaç kilometre güneyde bulunan Gabare’den gelen kişiler tarafından kurulmuştur[64].

1516 defteri Müslümanların bulunduğu köylerin sayısının arttığını göstermektedir. Artık Müslümanların sakin olduğu köy sayısı 9’a çıkmıştır. 1516 defterinden itibaren, Müslümanların sayılarına ilişkin 4 numaralı tablo oluşturulmuştur:  (s.1413)

Tablo 4: 1516’da Müslümanlar
Köyler
Hane
Veled-i Abdullah
Mücerred
Veled-i Abdullah
1. çerikova
1
1
1
1*
2. Çerven Breg
1
1
-
-
3. İzvor
2
1
1
-
4. Leşniça
3
1
-
-
5. Reseleç
1
-
-
-
6. Roman
3
2
4
3
7. Rupçe
1
-
-
-
8. Toros
2
-
-
-
9. Ugırçin
1
?**
-
-
Toplam
15
6
6
4
 Toplam (Kişi)***
75
30
6
4
Kişi: 75+6=81  veled-i Abdullah: 30+4=34 (% 42) (34x100:81)
*Abdullah torunu
** MM 11 nolu defter (s.241) Ugırçin’de 1 Müslüman hanenin bulunduğunu kaydetmektedir. Ama, hane reisinin ismini vermemektedir.
*** Kişi sayısı hane sayısını 5 ile çarparak elde edilmektedir.

Görüldüğü gibi, 1479’dan 1516’ya kadar geçen 37 yıl içinde köylerimizdeki Müslüman nüfus 4 haneden (=20 kişi), 15 hane ve 6 mücerrede (=81 kişi) çıkmıştır. Bu % 405’lik bir nüfus artışı anlamına gelmektedir[65]. Hristiyan nüfus da artmıştır. Hristiyan nüfus, 1479’da 487 hane ve 35 duldan 1516’da 1472 hane, 782 mücerred ve 46 biveye ulaşmıştır.

1516 tahrir defteri (MM 11), hane reislerinin ve mücerretlerin isimlerini baba isimleriyle birlikte kaydeden mufassal tipte bir defterdir. “Veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği varsayımıyla, defterde kaydedilen bir Müslümanın mühtedi olup olmadığını tespit edebiliriz.

1516 defterine göre, 15 Müslüman hane reisinden 6’sı ve 6 Müslüman mücerretten 4’ü Abdullah oğlu idi. Bu husus, Müslümanların % 42’sinin mühtedi, dolayısıyla Bulgar kökenli olduğu anlamına gelmektedir[66]. Hatta, Abdullah oğlu olmayan Müslümanların Abdullah torunu olabilecekleri de düşünülebilir. Zira, bu bölgede daha 1479’da 4 Müslüman hane vardı. “Veled-i Abdullah” olmayan hane reisleri 1479’da kaydedilen Müslüman hanelerden geliyor olabilirler. Dolayısıyla ihtida  (s.1414) kökenli nüfus oranının, yukarıda zikredilen orandan daha yüksek olması muhtemeldir.

İzvor, Sopot, Toros ve Ugırçin Pomak bölgesinin güney doğusunda yer almaktadır. Bu köylerin daha doğusunda, yer alan bir Pomak köyü yoktur. Bu dört köy, harita üzerinde bir kare oluşturan komşu köylerdir. Yerleri nispeten dağlıktır. İzvor ve Toros Vit nehrinin kolları üzerinde kuruludur. Ugırçin ise, Vit’in diğer bir kolu üzerindedir. Roman Pomak bölgesinin güney batısında yer almaktadır. Roman’ın daha batısında yer alan köylerde Pomak nüfusu yaşamamaktadır. Bu köylerin coğrafi durumuna bakarak, ilk Müslümanların, bölgenin daha ziyade güneyinde ve özellikle de güney doğusunda bulunan köylerde ortaya çıktığı gözlemlenebilir. Bununla beraber, bu gözlemden yola çıkılarak genel bir sonuca varılamaz. Zira, ilk Müslümanların ortaya çıktığı diğer köyler (Çerven Breg ve Reseleç) Pomak bölgesinin ortasında yer almaktadır. Onlar İskır nehri kıyısında kurulu iki komşu köydür.

III. 1545 Tahrir Defteri

İzleyen dönem için, Kanunî Sultan Selim dönemine ait bir mufassal deftere sahibiz. Defter metninde tarih yoktur. Ama 1545 yılına ait olduğu tahmin edilmektedir. Bu yayınlanmamış defter, İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivinde muhafaza edilmektedir. Tapu Tahrir Defterleri fonunda 416 numara ile kayıtlıdır[67]. Başbakanlık Osmanlı Arşivinde Tapu Tahrir Defterleri fonunda 452 numara ile kayıtlı olan defter[68], bu defterle (TD 416) aynı kayıtları içermektedir. Her iki defterin de baş tarafları eksiktir. Kanımızca, muhtemelen TD 416 asıl, TD 452 ise surettir.

1516 defterinde (MM 11) kayıtlı olmayan Dıbene köyü, 1545 defterinde kayıtlıdır. Bu köyün 1516 ile 1545 yılları arasında kurulan yeni bir köy olduğu sonucuna varabiliriz. 1545 defteri Dıbene köyünün haric ez-defter-i atik olduğunu, yani önceki defterde kayıtlı olmadığını açıkça not etmektedir[69]. Keza, 1516 yılının verilerini içeren TD 370 numaralı icmal defter, Dıbene’nin terk edilmiş, boş bir mezraa (hali mezraa) olduğunu kaydetmektedir[70]. 1545 defterine göre, Dıbene’de hepsi Hristiyan 13 hane, 9 mücerred ve 1 bivenin bulunmaktadır[71].

1545 defteri Müslümanların sakin olduğu köylerin sayısının arttığını göstermektedir. 1545’te Müslüman içeren 13 köy sayılmaktadır (1516’da 9 köy vardı). Buna karşılık, saf Hristiyan köylerinin sayısı ise düşmüştür. 1545 defterine göre Müslümanların bulunduğu köylerin listesi ve Müslüman hane ve mücerred sayıları aşağıda 5 numaralı tabloda gösterilmiştir.  (s.1415)

Tablo 5: 1545’te Müslümanlar
 
Köyler
Hane
Veled-i
Abdullah
Abdullah Torunu
Mücerred
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
1
Çamakofça
2
2
-
2
-
2
2
Hubuvane
3
2
-
-
-
-
3
Kurusoviça
1
1
-
1
1
-
4
Leşniça
3
1
-
-
-
-
5
Lukovit (Gorna)
3
3
-
1
1
-
6
Petreven
1
1
-
1
1
-
7
Popiça
1
1
-
-
-
-
8
Reseleç
1
-
-
-
-
-
9
Roman
5
1
-
3
-
--
10
Suhaç
1
1
-
-
-
-
11
Todoriçane
1
1
-
1
1
-
12
Ugırçin
1
1
-
-
-
-
13
Yaniça
2
1
1
-
-
-
 
Toplam
25
16
2
9
4
2
 
Toplam Kişi*
125
80
10
9
4
2
Kişi 125+9=134     Veled-i Abdullah + Abdullah Torunu : 80+10+4+2=96 (% 72) = (96x100:134)
* Kişi sayısı, hane sayısı 5 ile çarpılarak elde edilmiştir.

 

Müslüman nüfus, 1516’daki 15 hane ve 6 mücerretten (=81 kişi), 1545’te 25 hane ve 9 mücerrede (=134 kişi) yükselmiştir. Bu % 165’lik bir artış anlamına gelmektedir[72].

1545’te 25 Müslüman hane reisinden 16’sı ve 9 Müslüman mücerretten 4’ü Abdullah oğludur. Keza incelediğimiz köylerde, 25 Müslüman hane reisinden 2’si ve 9 Müslüman mücerretten de 2’si Abdullah torunudur. Buna göre, “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği yorumu kabul edilirse, toplam Müslüman nüfusunun % 72’sinin ihtida kökenli olduğu sonucuna ulaşılabilir[73].

Müslüman nüfusunun diğer kısmı da ihtida kökenli olabilir. Bunların üçüncü veya dördüncü kuşak Müslümanlar olmaları muhtemeldir. Unutmamak gerekir ki, “veled-i Abdullah” ibaresi sayesinde biz ancak birinci kuşak Müslümanları ve bazı hallerde de ikinci kuşak Müslümanları tespit edebiliyoruz. Defterlerde üçüncü ve dördüncü kuşak Müslümanları tespit etmeye imkân sağlayacak veri yoktur. Bu nedenle, ihtida ve dolayısıyla Bulgar kökenli Müslüman nüfusunun oranı yukarıdaki  (s.1416) orandan daha yüksek olabilir. Diğer bir ifadeyle, 1545 defterinde “veled-i Abdullah” olarak görünmeyen kişilerde aslında 1516 defterinde “veled-i Abdullah” olarak kayıtlı olan kişilerin oğulları ve torunları olabilirler.

IV. 1579 Tahrir Defteri

Sahip olduğumuz dördüncü defter, yayınlanmamış bir mufassaldır. Bu defter Defter-i Mufassal-i Liva-i Niğbolu başlığını taşımaktadır. Kendi metninde hicrî 987 (=miladî 1579) olarak tarihlendirilmiştir. Üçüncü Murat’ın tuğrasını içeren defterin aslı, Ankara’da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Kuyud-i Kadime Dairesinde muhafaza edilmektedir. Burada 58 numara ile kayıtlıdır[74]. Bu defterin İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bir de sureti vardır. Bu suret, Tapu Tahrir Defterleri fonunda 718 numara ile kayıtlı olan defterdir[75]. TD 718 numaralı defterin ilk yaprakları eksiktir. Bu defterdeki tüm kayıtlar, KK 58 numaralı defterinkilerle aynıdır.

1545 defterinde mevcut olmayan Breşte ve Galata, 1579 defterinde kayıtlıdır. Bundan bu köylerin 1545 ile 1579 yılları arasında kurulmuş köyler olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

1579 defterinde, Müslümanların sakin olduğu köy sayısının arttığını gözlemleyebiliriz. 1579’da 40 köyümüzden 22’sinde Müslümanlar yaşamaktadır. Bu Lofça bölgesindeki 40 Pomak köyünün yarıdan fazlasının daha 1579’da kısmen Müslüman (ve muhtemelen de Pomak) sakinlere sahip olduğunu göstermektedir.

1579 defterine göre, Müslümanların sakin olduğu köyleri ve köylerdeki Müslüman hane ve mücerred sayılarını gösteren 6 numaralı tabloyu yaptık.  (s.1417)

Tablo 6: 1579’da Müslümanlar
 
Köyler
Hane
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
Mücerred
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
1
Bela Slatina
3
1
 
-
 
 
2
Bırkaçevo
1
1
 
1
 
1
3
Çamakofça
4
3
 
3
 
 
4
Çerikova
3
2
 
3
 
 
5
Çerven Breg
15
4
 
10
 
 
6
Galata
6
-
 
5
 
 
7
Huyuvan
6
-
 
3
 
 
8
İzvor
14
-
 
8
 
 
9
Koynare
4
1
 
6
 
 
10
Kurusoviça
6
1
 
2
 
 
11
Leşniça
6
2
 
4
4
 
12
Lukovit (Gorna)
6
1
 
7
1
1
13
Petreven
3
1
 
3
2
 
14
Popiça
1
1
 
2
 
 
15
Radomirçe
2
-
 
-
 
 
16
Reseleç
3
-
 
-
 
 
17
Roman
16
-
 
6
-
 
18
Rupçe
1
-
 
1
-
 
19
Todoriçane
10
1
 
6
-
 
20
Toros
12
3
3
-
 
 
21
Ugırçin
2
1
 
1
 
 
22
Yaniça
2
1
1
-
 
 
 
Toplam
126
24
4
71
7
2
 
Toplam Kişi*
630
120
20
71
7
2
Kişi: 630+71=701    Veled-i Abdullah + Abdullah Torunu: 120+20+7+2=149 (% 21)  (=149x100:701)
* Kişi sayısı, hane sayısı 5 ile çarpılarak bulunmuştur.

 

1545’te 25 hane ve 9 mücerretten (toplam 134 kişi) oluşan Müslüman nüfus, 1579’da 126 hane ve 71 mücerrede (toplam 701 kişi) yükselmiştir. Bu 34 yılda % 523’lük bir nüfus artışı demektir. Müslüman nüfusunun hızlı artışı, ihtida hareketi ile açıklanabilir. Pomak bölgemizdeki 40 köyde, 1579’da, KK 58 nolu deftere göre, 126 Müslüman hane reisinden 24’ü ve 71 Müslüman mücerretten 7’si “veled-i Abdullah”tır. Keza, köylerimizde, 126 Müslüman hane reisinden 4’ü ve 71 Müslüman mücerretten 2’si Abdullah torunudur. Bu, “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği yorumu kabul edilirse, toplam Müslüman nüfusunun % 21’inin ihtida ürünü ve dolayısıyla pek muhtemelen Bulgar kökenli olduğu anlamına gelmektedir.  (s.1418)

1545 defterine ilişkin yaptığımız açıklamalarda da belirttiğimiz gibi, Müslüman nüfusunun diğer kısmı da ihtida kökenli olabilir. Bunların üçüncü veya dördüncü kuşak Müslümanlar olmaları muhtemeldir. Bu nedenle, ihtida ve dolayısıyla Bulgar kökenli Müslüman nüfusunun oranı yukarıdaki orandan daha yüksek olabilir.

Özetle, 1579’da 126 Müslüman hane ve 71 Müslüman mücerrede (toplam 701 kişi), karşı 2429 Hristiyan hane ve 1459 Hristiyan mücerred (toplam 13 604 kişi) vardı. İncelediğimiz 40 köyde toplam nüfusun % 5’i daha 1579’da Müslümandı. Bu göstermektedir ki, bölgenin İslâmlaşması daha 1579’da ihmal edilebilir olmaktan çıkmıştır.

Müslüman nüfusun önemli bir kısmı ihtida kökenlidir. Mühtedilerin ve kısmen mühtedi oğullarının oranı 1516’da % 42, 1545’te % 72 ve 1579’da % 21’dir. Altını çizmek gerekir ki, bunlar mühtedilerin ve kısmen mühtedi oğullarının oranıdır. Müslüman nüfusunun diğer kısmının da mühtedi soyundan gelme ihtimali vardır. Dolayısıyla, ihtida ürünü nüfusun oranının, yukarıdaki oranlardan daha fazla olması pek muhtemeldir.

Not etmek gerekir ki, Pomakların ortaya çıkışının XVI’ncı yüzyılın sonunda ve özellikle XVII’nci yüzyılın başında olduğu yolundaki Bulgar tezi, 1479, 1516, 1545 ve 1579 defterlerinin verileriyle uyum içinde değildir. Zira, yukarıda görüldüğü gibi, XV ve XVI’ncı yüzyıllarda Pomak köylerinde, sayıları azda olsa, Müslüman nüfus vardır.

Burada Pomak köylerinde ilk Müslümanların ortaya çıkışının çok yavaş olduğunu ve Müslüman nüfusun sayısının tedrici bir şekilde arttığını gözlemleyebiliriz. Bu olgu, kanımızca, Pomakların zorla İslâm dinine geçirildikleri yolundaki Bulgar tezini çürütmektedir.

V. 1873 Tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna

Tablo 1’in son sütununda hicrî 1290 (miladî 1873) tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna[76]’dan elde edilen veriler sunulmuştur. Bu son sütunu, XVI’ncı ve XIX’uncu yüzyıllardaki Pomak köylerindeki Müslüman nüfus sayılarını karşılaştırmak amacıyla koyduk. Salnameye göre, 40 köyümüzde, 1873’te 4797 Müslüman hane ve 13 495 erkek nüfusa[77] (=37 480 kişi) karşılık, 4738 Hristiyan hane ve 9909 erkek nüfus (=33 599 kişi) vardı. Böylece Pomak bölgesinde yer alan köylerimizde hanelerin % 50’si ve erkek nüfusun de % 58’i Müslüman idi. Hane sayılarını kişi sayısına dönüştürerek, 1873’te incelenen köylerdeki toplam nüfusun % 53’ünün Müslüman ve dolayısıyla Pomak olduğunu söyleyebiliriz.

Buna göre, 1579’da 126 hane ve 71 mücerreten (=701 kişi) oluşan Müslüman nüfus, 1873’te 4797 hane ve 13 495 erkek nüfusa (=37 480 kişi) çıkmıştır. Bu üç  (s.1419) asırda (tam olarak 294 yıl) % 5346’lık bir artış anlamına gelmektedir. Diğer bir ifadeyle, Müslüman nüfus, üç asırda 53 kat artmıştır. 1579’da Müslüman nüfus, toplam nüfusun sadece % 5’ini temsil ederken, 1873’te toplam nüfusun % 53’ünü temsil eder hale gelmiştir.

Buna karşılık, köylerimizde, 1579’da 2429 hane ve 1459 mücerretten (=13 609 kişi) oluşan Hristiyan nüfus, 1873’te 4738 hane ve 9909 erkek nüfusa (33 609 kişi) yükselmiştir. Bu üç asırda (tam olarak 294 yıl) yüzde 246 oranında bir artış demektir. Diğer bir ifadeyle, toplam Hristiyan nüfus üç asırda iki buçuk kat artmıştır (Aynı dönemde Müslüman nüfus 53 kat armıştır). 1579’da Hristiyan nüfus toplam nüfusun % 95’ini oluşturduğu halde, 1873’te Hristiyan nüfus toplam nüfusun sadece % 47’sini oluşturabilmektedir.

VI. Örnek Köy İncelemeleri

Yukarıda her ne kadar 1 numaralı tabloda 40 köydeki Müslüman ve Hristiyan hane sayılarını tahrir yıllarına göre vermişsek de, böyle bir çalışmada her köyü tek tek incelemek gerekir. Ancak bu tebliğin sınırlı hacmi nedeniyle bunu yapmak mümkün değildir. Bununla birlikte sırf örnek teşkil etmesi için birkaç köyü incelemenin uygun olacağını düşünüyoruz. Bunun için de Çamakofça, Galata, Kneja, Gorna Lukovit ve Ugırçin köylerini seçtik.

1. Çamakofça

Çamakofça XIX’uncu yüzyılda saf bir Pomak köyüdür. 1873’te bu köyde 127 Müslüman hane yaşıyordu[78]. 1479 defterinde bu köy “Çamakofça nam-ı diğer Drazbrod”[79] olarak kaydedilmiştir. 1545 defterinde ise, Karye-i Çamakofça ma'a mezraa-i Drazbrod”[80] şeklinde kayıtlıdır. Yani Çamakofça köyüne Drazbrod mezrası ilave edilmiştir. Çamakofça’da 1545’te, 2 Müslüman hane ve 2 Müslüman mücerred vardı[81] (s.1420)

Fotokopi 1 ( BOA, TD 416, s.141)

 

Karye ––––––––––---–––––––––––––––––––––––––––i

çamakofça,         ma'a mezraa-i Drazbrod,        tâbi-i m.

 

İskender

Veled-i Abdullah

Ç

Mustafa

Veled-i İskender
M

Mustafa (...)

 Veled-i Abdullah

Ç

Durak

 Veled-i Mustafa

M

Çamakofça’nın ilk Müslümanlarının soyağacı şu şekilde çıkarılabilir:

Abdullah

Abdullah

Gayri-Müslim

Iskender

Mustafa

Mühtedi

Mustafa

Durak

Mühtedi oğlu

“Veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği kabul edilirse, İskender ve Mustafa’nın mühtedi olduğu söylenebilir. İskender ve Mustafa’nın kardeş olmaları da muhtemeldir. İskender’in oğlu olan ikinci Mustafa ve Durak Abdullah torunudur, yani ikinci kuşaktan Müslümanlardır. Buna göre, 1545 yılında Çamakofça’nın ilk Müslüman sakinlerinin ihtida kökenli oldukları sonucuna varılabilir.

1545’te 2 hane ve 2 mücerretten oluşan Müslüman nüfus, 1579’da 4 hane ve 3 mücerrede ulaşmıştır. 1579 tahrir defteri izleyen listeyi vermektedir:  (s.1421)

 

Fotokopi 2 (BOA, TD 718, s.147)

 

 

 

 

 

 

Karye––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––i

çamakofça,              tâbi-i Rahva,           zeamet-i Mehmed

Kasım

Subaşı
Ç

Kasım

Abdullah

Şaban

Kalfa
Ç

Murad

Abdullah
M

Hızır
Yusuf
Ç

Mustafa
Abdullah
M

Kubad
Arab (?)
Ç

Ali
Veled-i o
M

 

Görüldüğü gibi, kayıtlı kişilerden üçünün baba ismi olarak “Abdullah” ismi yazılmıştır. Yani bunlar, yukarıdaki yoruma göre, mühtedidirler. Kasım ve Şaban’ın baba isimlerinin yazılmadığına göre onların da mühtedi olma ihtimalleri vardır.

2. Galata

Galata, üzerinde çok şey yazılmış saf bir Pomak köyüdür[82]. Bulgar yazarlara göre, Selim Giray Han yönetiminde Tatar birlikleri, 1690 yılında İzvor, Leşniça, Gra­deşniça, Asen (Hısene) ve Peştera köylerini yakıp yıkmışlardır. Yıkılmasından sonra Peştera köyü, bulunduğu yere göre daha aşağıya kurulmuş ve Galata ismini almıştır[83]. Bu Bulgar tezi, 1579 tahrir defteri tarafından bütünüyle yalanlanmaktadır. Zira, Galata 1690’dan sonra kurulmuş bir köy değildir; o daha 1579 yılında kurulu bir köydür[84].

Galata ilk kez 1579 mufassal defterinde kayıtlıdır[85]. Dolayısıyla bu köyün 1545 ile 1579 yılları arasında kurulduğu sonucuna varabiliriz. Köyün yeni kurulduğunu, 1579 yılındaki nüfusunun azlığı da göstermektedir. Bu köyde 1579 yılında, 6 Müslüman hane, 5 Müslüman mücerred ve 5 Hristiyan hane yaşamaktaydı. Bu köyün 1579 öncesi yeni kurulduğuna dair bir kanıtımız daha var:  (s.1422)

Fotokopi 3 (BOA, TD 718, s.407)

 

Karye––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––i

Galata,       tâbi-i Lofça,       zeamet-i Ahmed,  veled-i Mustafa Bey

(Müslüman isimlerinden sonra)

Nikola

Prişleç

Petko

Prişleç

Manol

Prişleç

Krali

Prişleç

Dimitri

Prişleç

 

Hane-i

Müslim
6

Mücerred-i Müslim

5

Hane-i

Gebr

5

Görüldüğü gibi, Hristiyan hane reislerinin isimlerinin altına “Prişleç” yazılmıştır. Bu kelime, Bulgarcada “muhacir”, “göçmen”, “yeni gelme” gibi anlamlara sahiptir. Buna göre, bu köyün Hristiyanlarının bir başka köyden buraya geldikleri sonucuna varılabilir. 1579’da aynı köyde, 6 Müslüman hane ve 5 Müslüman mücerred bulunmaktadır. Dağ başında bir köyün, başka yerden gelen 6 Müslüman ve 5 Hristiyan hane tarafından kurulması hayret vericidir. Ayrı dinlere mensup olsalar da bu insanlar arasında birtakım bağlar bulundukları veya en azından aynı dili konuştukları düşünülebilir.

Belirtmek gerekir ki, Lofça Pomak köyleri arasında bütünüyle İslâmlaşan ilk köy Galata’dır. 1642 tarihli bir defter, Galata’nın saf bir Müslüman köyü olduğunu göstermektedir[86].

Fotokopi 4 (BOA, TD 775, s.130)

 

 

 

 

 

 (s.1425) Keza, 1751 tarihli bir deftere göre, Galata’da 50 hane Müslüman olmasına karşın tek bir hane Hristiyan yoktur[87].

 
Fotokopi 5 (BOA, Kepeci Tasnifi - Mevkufat Defteri, no.2915, s.13.)

 

Kariye––––––––––––i

 Galata             Timar

Reaya

Müslümânân

Neferen 50

Hane 10

 

1873 tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna, Galata’da tek bir Hristiyan hanenin olmadığını buna karşılık 172 Müslüman hanenin bulunduğunu göstermektedir. Yine belirtelim ki, Galata, günümüzde de saf bir Pomak köyüdür. 1985’te Galata’nın nüfusu 2238 idi[88].

Bulgar yazarlar Galata ile birlikte İzvor-i Müslim, Gradeşniça, Pomaşka Leşniça’da XIX’uncu yüzyılda[89] domuz beslendiğini iddia etmektedirler. Kaynak olarak 1873 tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna’yı göstermektedirler. Petăr Petrov domuz sayılarını bile vermektedir: İzvor-i Müslim’de 1167 domuz, Galata’da 394, Gradeşniça’da 53 ve Leşniça’da 561 adet domuz varmış[90]! Dahası, Petrov, bu köylerde domuz beslenmesinde şaşırtıcı bir yan olmadığını; zira, Pomakların Hristiyan âdetlerini muhafaza ettiklerini söylemektedir[91]. Petrov, kaynak olarak 1873 tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna’yı zikretmektedir. Ancak, her nedense domuz sayılarını aldığı bu Salnamenin sayfa numaralarını vermemektedir. Biz, bu köylerin 1873 Salnamesindeki kayıtlarını bulduk. Aşağıda 6 numaralı fotokopi bu köylerin kayıtlı olduğu Salname sayfalarını göstermektedir. Fotokopiden de görüldüğü gibi, bu köylerde domuz beslendiğine ilişkin tek bir işaret yoktur. Tersine, Salnamede tablonun domuz (canvar) sayısına ilişkin sütununa İzvor-i Müslim, Galata, Gradeşniça ve Leşniça köyleri için 0 (sıfır) rakamı yazılmıştır. Böyle bir yalanın niçin uydurulduğunu anlamak güçtür.  (s.1426)

 

Fotokopi 6 (Salname-i Vilayet-i Tuna, op. cit., s.254-255)

 

 (s.1425) Bulgar yazarlar diğer yandan, Galata camisinin eski kilisenin temelleri üzerine kurulduğunu yazmaktadırlar[92]. Kanımca bu, ihtimal dışıdır; zira 1579’da bir camiye veya kiliseye sahip olmak için Galata çok küçük bir köydür: Bu köyde sadece 6 Müslüman ve 5 Hristiyan hane vardır[93]. 1579’da Galata’da bir kilise olma ihtimalinin çok düşük olduğu gibi, 1642 yılında da bu köyde bir kilisenin olması ihtimal dışıdır. Zira, 1642’de bu köyde Hristiyan kalmamıştır. Ayrıca, 1642’de bu küçük köyde, bir caminin veya bir imamın bulunduğuna dair TD 775 nolu defterde bir kayıt da yoktur[94].

3. Kneja (çarev Kladeniçe)

Türk ve Bulgar haleflerinin aksine, Osmanlıların bölgemizdeki köylerin ismini değiştirmediklerini gözlemleyebiliriz. Pomak köylerinin hepsinin ismi Bulgarcadır. Bununla birlikte Kneja bu kurala istisna oluşturmaktadır. Kneja’nın XVIII ve XIX’uncu yüzyılda bir de Türkçe ismi vardır: “İsmailpınar”. Kneja, “İsmailpınar” ismiyle, 1751 tarihli bir mevkufat defterinde[95], 1845 tarihli bir temettüat defterinde[96], 1850 tarihli bir nüfus defterinde[97] ve 1873 Tuna Salnamesinde[98] kayıtlıdır. Kneja ismiyle İsmailpınar isminin aynı anda kullanılan isimler olduğunu tahmin edilebilir.

1873 tarihli Salname-i Vilayet-i Tuna’ya göre, İsmailpınar, 394 Müslüman hane, 620 Müslüman erkek nüfus, 472 Hristiyan hane ve 639 Hristiyan erkek nüfus ile Pomak bölgesinin en büyük köylerinden biridir[99].

Todorov ve Nedkov yönetiminde yayınlanan ve 1479 tahrir defterinin içinde bulunduğu Turski İzvori[100] isimli eserde, Çarev Kladeniçe diye bir köy vardır. Bu eseri hazırlayanlar, bu köyün bugün bilinmeyen bir köy olduğunu not etmişlerdir[101]. Osmanlı tahrir defterleri, çarev Kladeniçe’nin Kneja’nın diğer adı olduğunu açıkça göstermektedir.   (s.1426)

Fotokopi 7 (BOA, TD 416, s.83)

 

 

 

 

Kariye–––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––i
Kneja,      nam-ı diğer çarev Kladeniçe,       tâbi-i m.,      hass-ı mezkür

 

 

Fotokopi 8 (BOA, TD 718, s.126)

 

 

 

 
Kariye––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––––i
Kneja,    nam-ı diğer çarev Kladeniçe,    tâbi-i Rahva,  havas-ı humayun

Fotokopilerden de açıkça görüldüğü gibi, 1516[102], 1545[103] ve 1579[104] defterleri Çarev Kladeniçe’nin Kneja’nın diğer ismi olduğunu kaydetmektedirler. O halde, bugünkü Kneja kasabasının kökeninde Çarev Kladeniçe köyünün olduğunu söyleyebiliriz[105].

1479 defteri, Kneja’nın kökeni olan çarev Kladeniçe’den mezraa olarak bahsetmektedir. Muhtemelen burası tarıma elverişli ama işlenmeyen bir yerdi. Deftere göre buradan alınmış bir vergi yoktur. 1479 defteri, çarev Kladeniçe’nin Katib Ah­med’e burasını şenletmesi (iskâna açılması) için verildiğini not etmektedir[106]. Bundan, İskar ve Skıt nehirleri arasında düz ve verimli topraklar üzerinde bulunan çarev Kladeniçe’nin tahrir emini tarafından işlenebilir olarak görüldüğü ve bu toprağın şenletilmesine karar verdiği sonucuna varılabilir. Bu nedenle, bu mezraa vergilerden bir süre için muaf tutulmuş ve şenletilmesi amacıyla Katip Ahmed’e verilmiştir[107].

Çarev Kladeniçe’nin şenletilmesinin (iskâna açılmasının) kısa sürede başarıya ulaştığını gözlemlemek gerekir. 37 yıl sonra yapılan tahrirde çarev Kladeniçe artık bir mezra olarak değil, bir köy (karye) olarak kaydedilmiş ve bir başka isim almıştır: Kneja. 1516’da bu köyde hepsi Hristiyan 101 hane, 81 mücerred ve 6 bive tahrir  (s.1427) edilmiştir[108]. Kneja’nın nüfusu, 1579’da hepsi Hristiyan 404 hane ve 250 mücerrede yükselmiştir[109]. 1579’da Kneja, bölgenin en büyük köylerinden biridir.

Bir yüzyılda böylesine büyük bir köyün kurulmasını gözlemlemek ilginçtir. Bu husus, Osmanlı iskân (şenletme) politikasının başarıya ulaştığını tartışmasız bir şekilde göstermektedir. Dahası, bu köyün nüfusu tamamen Hristiyandır. Bu bize, incelediğimiz Pomak köyleri bölgesinde, Osmanlıların kendi çabalarıyla kurdukları bir köyde bile, yerli ahaliyi İslâmlaştırma veya dışarıdan bu köye Müslüman nüfus getirme gibi bir politikalarının olmadığını göstermektedir.

Kneja nüfusunun artış hızını, normal doğum artış oranı ile açıklamak oldukça güçtür. Kneja muhtemelen komşu köylerden göç almış olmalıdır. Kanımızca, bu görüşümüz, bu köyün nüfusunun yarısının mücerretlerden (bekar erkeklerden) oluşuyor olması olgusuyla da desteklenmektedir. Bu köyde, 1516’da 101 haneye karşılık 81 mücerred, 1545’te 69 haneye karşılık 71 mücerred ve 250 haneye karşılık 404 mücerred vardı. Bundan, komşu köylerde kendilerine yeterince toprak düşmeyen evlenme yaşına gelmiş erkeklerin Kneja’ya göç ettikleri ve orada kendi ocaklarını kurdukları sonucunu çıkarabiliriz. Diğer köylerle birlikte Kneja, bu dönemde bizim inceleme bölgemizin hızlı gelişimine tanıklık etmektedir.

Bu arada belirtelim ki, tahrir defterlerinde köylerin ürettikleri mahsul ve ödedikleri vergi miktarlarına bakarak (çok derinlemesine bir inceleme yapmaya gerek olmaksızın), incelediğimiz 40 köyün, söz konusu dönemde (1479-1579) geçim sıkıntısı çekmeyen, nispeten zengin köyler olduğunu genel olarak söyleyebiliriz. Bu dönemde, bu köylerde görülen olağanüstü nüfus artışı da bu köylerdeki refahın bir delili sayılabilir. Bu köylerde 1479’da toplam 2489 kişi (491 hane+34 bive) yaşarken, bu sayı yüz yıl sonra, 1579’da 14 305 (2555 hane+1550 mücerred) kişiye çıkmıştır. Yani nüfus sadece bir yüzyılda 6 kat artmıştır. O dönemdeki sağlık koşullarına göre bu olağanüstü bir rakamdır.

4. Lukovit (Gorna)

Lukovit günümüzde bir obštinanın merkezi durumunda olan ve 10 355 nüfusa sahip (1985 yılı) bir kasabadır[110]. 1873 Salnamesine göre, Lukovit’te 290 Hristiyan hane ve 852 Hristiyan erkek nüfusa karşılık, 382 Müslüman hane ve 979 Müslüman erkek nüfus vardı[111].

Lukovit kasabasının kökeninde bulunan Gorna Lukovit köyünde Müslümanların varlığına ilk defa olarak 1545 tahrir defteri işaret etmektedir. Defterde 3 Müslüman hane ve 1 Müslüman mücerred kayıtlıdır. Onların isimleri şöyledir[112]:   (s.1427)

Fotokopi 9 (BOA, TD 416, s.101)

 

 

 

 

Mustafa
Veled-i Abdullah
Ç

? (Silik)

Veled-i Abdullah
Ç

Yusuf

Veled-i Abdullah
Ç

Ali

Veled-i Abdullah
M

Eğer “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği yorumu kabul edilirse, Gorna Lukovit’in tüm Müslümanlarının mühtedi olduğu sonucuna ulaşabiliriz.

5. Ugırçin

Ugırçin 1479 defterinde kayıtlı değildir. Bununla birlikte, 1516 defterinde, 1 Müslüman hane, 163 Hristiyan hane, 88 Hristiyan mücerred ve 1 Hristiyan bivenin bulunduğu büyük bir köy olarak kayıtlıdır[113]. Bu köy muhtemelen 1479 ile 1516 yılları arasında kurulmuştur.

 

Fotokopi 10 (BOA, TD 370, s.534)

 

 

 

 

 

Karye————————————————————————————————i

Ugırçin. Derbend-i kadimdir. Lofça’dan, Tırnova’dan Çernovi’den Sofiya’ya ve Vidin’e
giden yollara bakarlar. Avarızdan muaf olmak için ellerinde ahkam-ı şeriyyeleri vardır.

Hane

163

Mücerred

88

Hasıl ——————

6 4 8 6

Hane-i Müslim

2

 

 

 (s.1429) 1516 defterinin belirttiği gibi, Ugırçin bir derbend köyüdür. Avarızdan muaf olma karşılığında Lofça’dan, Tırnova’dan Çernovi’den Sofya’ya ve Vidin’e giden yolları korumaktadırlar. Bizim inceleme bölgemizde, 1516’da kayıtlı olan köyler arasında en büyük köy Ugırçin’dir. Bu köyün gelişimi onun derbent statüsü ile açıklanabilir. Muhtemelen Osmanlı idaresi, Ugırçin’in bulunduğu yerde, Lofça’dan Sofya’ya ve Tırnova’dan Vidin’e giden yolların güvenliğini sağlamak için oturanlarına vergi muafiyeti tanıyarak bir derbend köyü kurdu. Bu yerin iskânında kısa sürede başarılı olunduğu gözlemlenebilir.

Sonuç

Özet olarak izleyen tabloları verebiliriz.

Tablo 7: 1516’da Müslümanlar
 
Hane
Veled-i Abdullah
Mücerred
Veled-i Abdullah
Toplam
15
6
6
4
Kişi
75
30
6
4
Kişi: 75+6=81   Veled-i Abdullah: 30+4=34 (% 42)= (34x100:81)
Tablo 8: 1545’te Müslümanlar
 
Hane
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
Mücerred
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
Toplam
25
16
2
9
4
2
Kişi
125
80
10
9
4
2
Kişi: 125+9=134      Veled-i Abdullah + Abdullah Torunu: 80+10+4+2=96 (% 72) = (96x100:134)
Tablo 9: 1579’da Müslümanlar
 
Hane
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
Mücerred
Veled-i Abdullah
Abdullah Torunu
Toplam
126
24
4
71
7
2
Kişi
630
120
20
71
7
2
Kişi: 630+71=702; Veled-i Abdullah + Abdullah Torunu: 120+20+7+2=149 (% 21) (=149x100:702)

Eğer “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği kabul edilirse, biz bu tablolardan belirli yıllar için mühtedilerin oranlarını verebiliriz.

Tablo 10: Mühtedilerin (Veled-i Abdullah + Abdullah Torunları) Oranı
Yıl
Müslümanlar (Kişi sayısı)
Mühtedilerin (veled-i Abdullah + Abdullah Torunlarının) Sayısı
Mühtedilerin (veled-i Abdullah + Abdullah Torunlarının) Oranı
1479
15
?
?
1516
81
34
42 %
1545
134
96
72 %
1579
702
149
21 %

 (s.1430) 10 nolu tablodan şunlar gözlemlenebilir. Birinci olarak, Müslüman nüfusun önemli bir kısmı (1516’da % 42, 1545’te % 72 ve 1579’da % 21), Abdullah oğlu ve Abdullah torunudur. “Veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği kabul edilirse, bu köylerdeki Müslümanların önemli bir kısmının ihtida kökenli olduklarını söyleyebiliriz. Nüfusun mühtedi olmayan diğer kısmı da ihtida kökenli olabilir. Zira, bu tablo üzerinde sadece, “veled-i Abdullah”lar ve –bazı hallerde– onların oğulları, yani birinci ve kuşak Müslümanlar yer almaktadır. Haliyle, Müslümanlardan bir kısmının da üçüncü ve dördüncü kuşak Müslümanlar olması mümkündür. Bu nedenle, ihtida ürünü olan Müslüman nüfusun oranı yukarıda verilen oranlardan gerçekte daha yüksek olabilir. Örneğin 1579 defterinde kayıtlı olan ve veled-i Abdullah olmayan Müslümanların bir kısmı, 1545 defterinde kayıtlı veled-i Abdullahların oğulları ve 1516 defterinde kayıtlı veled-i Abdullahların torunları veya torunlarının çocukları olabilir.

Sonuç olarak, “veled-i Abdullah” ibaresinin bir mühtediyi simgelediği kabul edilirse, Osmanlı tahrir defterlerine göre, Lofça Pomak köylerinin XVI’ncı yüzyıldaki ilk Müslüman sakinlerinin önemli bir kısmının ihtida kökenli olduğunu söyleyebiliriz.

Burada şunu da gözlemlememiz gerekir ki, bu köylerdeki ilk Müslümanların ortaya çıkışının belirli bir tarihî yoktur. Daha ziyade uzun ve yavaş bir süreç sözkonusudur. Bir yüzyıl boyunca Müslüman nüfus, toplam nüfusun sadece % 5’ine ulaşabilmiştir. 1 numaralı tabloda görüldüğü gibi, bir ortalama bir köyde, 1516’da 1 hane, 1545’te 2 hane ve 1579’da üç hane Müslüman vardır. Kanımızca bu olgu, Pomakların İslâm dinini zorla kabul ettikleri yolundaki Bulgar tezini çürütmektedir. Zira, eğer zorla din değiştirme olsaydı, belirli bir tarihte bir köyün nüfusunun tamamı veya önemli bir kısmının birden Müslüman olması gerekirdi.

***

“Veled-i Abdullah”lara, yani mühtedilere, sadece Lofça bölgesindeki Pomak köylerinde değil, Bulgaristan’nın diğer yerlerinde de rastlanmaktadır. Burada şu soruları sormadan da geçmek mümkün değildir? Lofça Pomak bölgesinde yer alan bu 40 köyün mühtedileri atalarının dilini korudukları halde, neden başka bölgelerin mühtedileri atalarının dillerini unutup Türkçe konuşur hale geldiler? Başka bölgelerdeki mühtediler asimile oldukları halde, neden bizim 40 köyümüzdeki mühtediler asimile olmadılar? Bu 40 köyün, Türk iskânından uzak olduğu ve Türk-Pomak karma köyünün olmadığı ve dolayısıyla, bu 40 köyün mühtedilerinin Bulgar dillerini koruduklarını, oysa diğer bölgelerin mühtedilerinin Türklerle birlikte yaşadıklarını ve bu nedenle zamanla asimile olduklarını söyleyebiliriz. Ancak, bu sadece bu olguyu bir açıklama tarzıdır ve bir yorumdan ibarettir. Bu yorumun geçerliliğini teyid edecek tarihî bir veriye sahip değiliz.

Pomakların yaşadığı bir başka bölge daha vardır: Rodoplar. Birbirinden coğrafi olarak ayrı bu iki topluluk, neden aynı ismi taşımaktadır? Lofça Pomakları ile Rodop Pomakları arasındaki ortak nokta, Müslüman olmaları ve anadil olarak Bulgarca (s.1431) konuşmalarından ibarettir. Bundan başka aralarında bir ortak nokta, bizim bilebildiğimiz kadarıyla yoktur. Aynı ismi taşıyan bu iki topluluğun, kökenleri bakımından, aralarında bir ilişki olup olmadığı noktası tamamen karanlıktadır. Belki de problemin çözümü bu noktada saklıdır. □

 

 

Bibliyografya

I. ARŞİV BELGELERİ

A. yAYINLANMAMIŞ bELGELER

1. BaşbakanlIK OSMANLI ARşİVİ (BOA), İstanbul

a) Tapu Tahrir Defterleri (TD)

TD 370: Muhasebe-i Vilayet-i Rumeli, 1530.

TD 382: Mufassal, Vakif, Niğbolu, tahmini 1545.

TD 416: Mufassal, Niğbolu, tahmini 1545.

TD 452: Mufassal, Niğbolu, tahmini 1545.

TD 718: Defter-i Mufassal-i Liva-i Niğbolu, 1579.

TD 775: Mufassal Avarız Haneleri Defteri, Niğbolu, 1642.

b) Maliyeden Müdevver Defterler (MM)

MM 11: Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Niğbolu, 1516.

c) Kepeci Tasnifi

Mevkufat Defteri no.2915: Niğbolu Livası Bedel, Nüzül ve Avarız Haneleri, 1751.

Nüfus Defteri, no.6567, 1850.

d) Temettüat Defterleri

Temettüat Defteri, no.15725, 1845.

Temettüat Defteri, no.15758, 1845.

2. taPU KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ANKARA

Kuyud-i Kadime, Defter no.58 (KK 58): Defter-i Mufassal-i Liva-i Niğbolu, 1579.

B. salname-i vilayet-i tuna: Dış Kapak: Salname, Sene 1290 [miladî: 1873], Def’a 6, Matbaa-i Vilayet-i Tuna, Rusçuk. İç Kapak: Salname-i Tuna: İşbu binikiyüzdoksan sene-i hicrîyesi salnamesi altıncı def’a olarak cem ve tertip kılınmıştır (Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, Ankara, No: A.II.2077).

C. Yayınlanmış Belge Derlemeleri

CvetkoVa (Bistra) ve MutafČieva (Vera) (Sıstavili i Redaktirali), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Serija VX-XVI, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1964, Cilt I.

Todorov (Nikolai) ve NeDkov (Boris) (Sıstavili i Redaktirali), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Serija VX-XVI, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1966, Cilt II.

CvetkoVa (Bistra) ve RAZBOJNIKOV (A.) (Pod Redakcijata na-), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1972, Cilt III.

hristo (Hristov) (Sıstavili), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1973, Cilt IV.

CvetkoVa (Bistra) (Sıstavili), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1974, Cilt V.

Todorov (Nikolai) ve KALICIN (Marija) (Sıstavili), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1977, Cilt VI.

Kalicin (M.) Velkov (A.) et Radusev (E.) (Sıstavili), Osmanski İzvori za İslâmizatsionnite protsesi na Balkanite XVI-XIX v., Serija İzvori: 2, Sofija, Izdatelstvo na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1990.

Petrov (Petăr) (Sıstavili), Po sledite na nasilieto: Dokumenti za Pomohammedancivanieja i poturcivanija, Sofija, İzdatelstvo Nauka i İzkustvo, 1972.

II. KİTAPLAR VE MAKALELER, İNCELEMELER

Arvanitou (Evanthia), Turcs et Pomaks en Grèce du Nord, Thèse de 3° cycle, Université de Paris VII, 1984.

BaJraktareviČ (Fehim), “Pomaks”, Encyclopedie de l'Islam, 1re éd. t.III, s.1148-1150.

Barkan (Ömer Lûtfi) ve Merİçlİ (Enver), Hüdavendigar Livası Tahrir Defter­leri, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1988.

Barkan (Ömer Lûtfi), “Essai sur les données statistiques des régistres de recensement dans l'Empire ottoman aux XVe et XVIe siècles”, Journal of the Economic and Social History of the Orient, I, 1958, s.7-36.

boué (Ami), Recueil d'itineraires dans la Turquie d'Europe, Vienne, 1854.

ČiČovski (G.) Bălgaromohamedanskijat problem, Sofia, 1935.

cvetkova (Bistra), “Ottoman Tahrir Defters as a Source for Studies on the History of Bulgaria and the Balkans”, Archivum Ottomanicum, 8, 1983, s.123-213.

Cvetkova (Bistra), “Teteven i Tetevensko prez Osmanskoto vladičestvo do văzraždaneto”, Teteven, Sofia, 1977, s.26-41.

çavusoĞlu (Halim), Balkanlarda Pomak Türkleri, Ankara, Köksav Yayınları, 1993.

DaniŞmend (İsmail Hami), Izahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, İstanbul, Tür­kiye Yayınevi, 1972, tome III, V.

Dujčev (Ivan), VELKOV (Velizar), MItev (Iono) ve Panayotov (Lubomir), Histoire de la Bulgarie: des origines à nos jours, Roanne, Editions Horvath, 1977.

Egbert (Rik), “The Pomaks in Bulgaria: Minority Groups as Links a New Political and Economic Orientation in Southeast Europe”, Journal Institute of Muslim Minority Affairs, 1992 july, Vol.13, no.2, s.410-416.

Emecen (Feridun M.), XVI. Asırda Manisa Kazası, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1989.

Eren (Ahmet Cevat), “Pomaklar”, Islam Ansiklopedisi, IX, s.572-476.

Eren (Ahmet Cevat), “Pomaklara Dair” Türk Kültürü, I/4, 1963, s.37-41.

Gandev (Hristo), Bălgarskata naradnost prez 15. vek: Demografcko i etnografcko izcledvane, Sofija, ızdatelctvo Nauka i izkustvo, 1972.

Gerov (H.), Documenti po bălgarskata istorija, 1931, Kniga, 1, (p.215, 154-156.).

GJuzelev (boian), “Bălgarite mohamedani v Turtsija”, Istoriceski Pregled, 1990, 46 (10), s.17-32.

GJuzelev (Boian), “Bălgarite v Mala Azija i tehnite celišta (XVII - părvata četirit na XX b.)”, İstoričeski pregled, 1989, kn.12, s.44-56.

GranČarov (Mihail), Pleven i Plevenskijat kraj prez văzraždaneto: Ctopannski i demografcki problemi, Sofija, Izdatelstvo na Otecesttvenija Front, 1989.

Grothusen (Klaus-Detlev) (éd.), Bulgarien: Sudosteuropa Handbuch Bd. VI, Gottingen, 1990.

Höpken (Wolfgang), “Türken und Pomaken in Bulgarien”, Südosteuropa Mitteilungen, Vol.32, No 2, 1992, s.141-151.

Hristov (Hr.), “Rodopskoto Balgaromohamedansko naselenie v navečerieto i povreme na vojnite (1912-1918 g.)” in Iz minaloto na Bălgarite Mohamedani v Rodopite [Kolektiven Cbornik, Izdaden ot Bălgarskata Akademija na Naukite ] Sofia, B.A.N., 1958, s.118-122.

HUPCHICK (Dennis), “Seventeenth Century Bulgarian Pomaks: Forced or Volountary Converts to Islam?”, in Stevan B. Vardy ve Agnes H. Vardy (eds.), Society in Change: Studies in Honnor of Bela K. Kiraly, Colombia, 1983, s.305-314.

ireČek Bkz. JireČek

İširkov (A.), “Selo Galata”, Loveč i Lovčansko, Sofia, 1932, c.4, s.201-208.

İvanov (Geno), “Za minaloto na Lovčanskite Pomaci”, Loveč i Lovčansko, Sofia, 1932, c.5, s.26-32.

İz minaloto = Iz minaloto na Bălgarite Mohamedani v Rodopite [Kolektiven Cbornik, Izdaden ot Bălgarskata Akademija na Naukite ] Sofia, B.A.N., 1958.

İnalcIk (Halil), “Türkler ve Balkanlar”, in Balkanlar, İstanbul, OBİV Yayınları, 1993, s.9-33.

Javerdac (Junien), “Les Pomaks: Turcs ou Bulgares ?”, Balkan (Bordeaux), 1989, s.21-24.

JireČek (=ireČek) (Konstantin), Bălgarski dnevnik, Plovdiv-Sofia, 1930.

JireČek (=ireČek) (Konstantin), Dejiny naroda bulharskeho, Nahledam B. Tempskéno, Praze, 1876.

JireČek (=ireČek) (Konstantin), Patuvanija po Bulgarija, Sofia, 1974.

Kanitz (Felix), “Die moslemisch-bulgarischen Pomaci und Zigeuner im nördlichen Balkan-gebeite”, Mittelungen des anthropologischen Gesellschaft in Wien, 1876, Bd. 6, s.75-79.

Kanitz (Felix), Donau-Bulgarien und der Balkan, Leipzig, 1880-1882, 2 tomes.

Karpat (Kemal H.), Ottoman Population: 1830-1914, Wisconsin, The University of Wisconsin Press, 1984.

KIel (Machiel), “La diffusion de l'Islam dans les campagnes bulgares à l'époque ottoman (XV-XIXe siècle): Colonisation et conversion”, Revue du Monde musulmane et de la Méditerrannée, 1992/4, no.66, s.39-52.

KIel (Machiel), “Remarks on the Administration of the Poll Taw in the Ottoman Balkans and the Value of Poll Tax Registers for Demographic Research”, Etudes balkaniques, 4, 1990, s.70-104.

KIel (Machiel), Art and Society of Bulgaria in the Turkish Period, Assen/Maastricht, Van Gorcum, 1985.

Kiril (Patriarch), Balgaromohamedanski selišta v Jznite Rodopi, Sofia, Sinadalno Knigoizdatelstvo, 1960.

Koledarov (P.) ve Mincev (N.), Promenite v imenata i statuta na selištita v Bălgarija, 1878-1972, Sofia, 1972 (?)

Konstantinov (Yulian), Igla (Burgit) ve Alhaugh (Gulbrand), “Names of the Bulgarian Pomaks”, Nordlyd: Working Papers on Language and Linguistics, Tromso, no.17, 1991, s.28.

Konstantinov, (H.), “Narodni Prava i Običai ou Čepinskite Pomaci”, Naradni umotvorenija, 1898, 15, s.263-265.

KovaČev (Rumen), “Ein neuntdecktes Timar-Register über Nordbulgarien aus dem spaten 15.Jahrhundert”, Südost-Forschungen, (München), Band L, 1991, s.235-244.

KovaČev (Rumen), “Nikopolskijat Sandjak prez XV-XVI vek: Administratistrativno-teritolno delenie”, İstoričeski Pregled, 1994-1995, Godina L-LI, Knijka 3, s.163-177.

Lambrev (K.), “Balgaromohamedanite v Rodopite meždu dvete svetovni vojni”, İz minaloto na Bălgarite Mohamedani v Rodopite [Kolektiven Cbornik, Izdaden ot Bălgarskata Akademija na Naukite] Sofia, B.A.N., 1958, s.122-137.

leger (Louis), “L'hérésie des Bo­gomils en Bosnie et en Bulgarie au moyen age”, Revue des questions historiques, 1870, s.479-517.

Lopasic (Alexander), “Islamisation of the Balkans: Some General Considerations”, in scarce (jennifer M.) (éd.), Islam in the Balkans, The Royal Scottisch Museum, 1979, s.49.

Lory (Bernard), “Une communauté musulmane oubliée: les Pomaks de Loveč”, Turcica (France), Vol.19, 1987, s.95-117.

Marinov (P.), “İz mirogleta na sredno Rodopskite Balgari-Mohamedani”, Bălgarski Narod, II/1, Sofia, 1947.

MemİŞoĞlu (Hüseyin), Pomak Türklerinin Tarihi Geçmişinden Sayfalar, Ankara, 1991.

MiČev (Nikolai) ve Koledarov (Petăr), Rečnik na selištata i selišnite imena v Bălgarija 1978-1987, Sofia, Nauka i İzkustvo, 1989.

Mikov (Vasil), “Bălgarskite Mohamedani v Tetevensko, Lukovitsko i Beloslatinsko”, Rodina, 1941, 3, s.51-68.

Mikov (Vasil), “Pomacite od dolinite na r. Iskăr i Vit”, Zora, no.3934, 15 Ağustos 1932, s.2.

MiletiČ (L.) “Lovčanskite Pomaci”, Bălgarski Pregled, [Sofia], 1899, 5, s.67-78.

Mitev, “Borbata na Bălgarskija narod protiv asimilatorskata politika na Viskata Porta”, Istoriceski Sbornik, 1983, 5, s.34-49.

Mizov (Nikolai), İslamăt v Bălgarija, Sofia, İzdatelctvo BKP, 1965.

mutafČiev (Petăr), Izbrani proizvvedenija, Sofia, 1973, c.2, s.307, 343.

OBOLENSKY (Dmitri), The Bogomils: a Study in Balkan Neo-Manichaeism, Cambridge, The University Press, 1948.

Petrov (Petăr), Asimilatorskata Politika na Turskite Zavoevalite, Sofia, 1962.

Petrov (Petăr), Po mohamedančveneto v Loveškija kraj (glavno v selata Bălgarski İzvor, Gradešnica, Galata i Pomaška Lešnica), Loveč, 1964.

Petrov (Petăr), Sădbonosni vekove za Bălgarskata naradnost: Kraj XIV vek - 1912 Godina, Sofia, İzdatelctvo Nauka i İzkuctco, 1975.

PopovIc (Alexandre), L'Islam balkanique, Berlin, Otto Harrassowitz, 1986.

Primovski (A), Bălgarite Mohemadani v našata narodna obstnost, Sofia, 1940.

RIZOFF (D.), Die Bulgaren in ihren historischen, ethnographischen Grenzen (Atlas mit 40 Landkarten), Berlin, Vilhelm Greve, 1917.

salname-i vilayet-i tuna: Dış Kapak: Salname, Sene 1290, Def’a 6, Matbaa-i Vilayet-i Tuna, Rusçuk. İç Kapak: Salname-i Tuna: İşbu binikiyüzdoksan sene-i hicrîyesi salnamesi altıncı def’a olarak cem ve tertip kılınmıştır... (Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, Ankara, No: A.II.2077).

Sarides (Emmanuel), Ethnische Minderheit und zwischenstaatliches Streit-objekt: Die Pomaken in Nordgriechenland, Berlin, 1987. (Frei Univ. Berlin, Frosschunsgebietsschwerpung Ethizität u. Gesellschaft, Berlin, Ver. Das Arab Buch. 1987.)

Savov (Vasil), “Lovčanskite Pomaci i tehniyat govor”, İzvestia na seminara po slavjanska filologija pri Universiteta v Sofija, 1931, kn.7, s.1-34.

Sax (Karl) [Lofça Pomak Köylerini gösteren etnografik bir harita]. Bu harita şu eserde bulunmaktadır D. RIZOFF, Die Bulgaren in ihren historischen, ethnographischen Grenzen (Atlas mit 40 Landkarten), Berlin, Vilhelm Greve, 1917, s.48.

Seyppel (Tatjana), “Pomaks in Northeastern Greece: An Endangered Balkan Population”, Journal Institute of Muslim Minority Affairs, 1989, 10 (1), s.41-49.

Seyppel (Tatjana), “Sag es rihting: Wir sind Pomaken”, Pogrom: Zeitschrift für bedrohte Volker, Göttingen, Vol. 12, No.144, 1988, s.16-18.

SIlvermann (C.), “Pomaks”, Muslims Peoples: A World Ethnographic Survey, (Éd. par R. V. Weekes), Westport, CT, 1984, Vol. 2, s.612-616.

ŠİŠkov (Stoju N.), Bălgaro-mohamedanite (Pomaci), Plovdiv, Tărgovska pecatnica, 1936.

ŠiŠkov (Stoju N.), Pomacite v trite Bălgarski oblasti: Trakija, Makednija i Mizija, Plovdiv, 1914.

stojČev (D.), Teteven, minaloto i dnes, Sofia, 1924.

SubaŞılar (Abdurrahim), “Pomak Türkleri ve Pomakça Sözlükler”, Zaman, 31 Temmuz 1996 - 1 Ağustos 1996.

Şerİfgİl (Enver M.), “Toponimik Bir Araştırma: Göçler ve Yer Adları (Türkler, Pomaklar ve Bulgarlar)”, Türk Dünyası Arastırmaları Dergisi, 11/12, 1980, s.81-126.

Todorov (Nikoloi), Balkanskijat grad (XV-XIX vek): Socialno-İkonomicesko i demografcko razvitie, Sofija, İzdatelstvo Nauka i İzkustvo, 1972.

Vakarelski (Ch.), “Altertümliche Elemente in Lebensweise und Kultur der Bulgarischen Mohammedaner”, in Zeitschrift für Balkonologie, IV, 1966, s.149-172.

VASİLEV (Kiril), Rodopskite bălgari-mohamedani, Plovdiv, Hristo G. Danov, 1961.

VASİLEV (Kiril), Narodnastna i bitova obštnost na rodopskite Balgari, Sofia, B.A.N., 1969.

VernIer (Bernard), Rapport de parenté et rapport de domination. Etude de cas: Représentation mythique du monde et domination masculine chez les Pomaques, Thèse de 3° cycle, sous la direction de P. Bourdieu, Ecole des Hautes Etudes en Sciences sociales de Paris.

VranČev (N.) Bălgari Mohamedani (Pomaci), Sofia, 1948. (=Bălgarski narod 2.)

vryonIs (Speros), “Religious change and continuity in the Balkans and Anatolia from the fourteenth through the sixteenth century”, in S. Vryonis Jr., (ed.), Islam and Cultural Change in yhe Middle East, Otto Harrassowitz, 1975.

vryonIs (Speros), “Religious changes and patterns in the Balkans, 14th-16th centiries”, in H. Birnbaum ve S. Vryonis (eds.), Aspects of the Balkans, Mouton, 1972, s.165.

Želyaskova (Antonina), “The problem of authenticity of some Domestic Sources on the Islamization of the Rhodopes”, Etudes balkaniques, 1990, 4, s.105-111.

Želyaskova (Antonina), Razprostranenie na İsljama v zapadnobalkanskite zemi pod Osmanska vlast. XV-XVIII vek., Sofia, Izdatelstvo na BAN, 1990.


 

*          Yard.Doç.Dr. Uludağ Üniversitesi, İİBF, Bursa. (gozler@uludag.edu.tr).

Kısaltmalar: BOA: Başbakanlık Osmanlı Arşivi (İstanbul); TD: Tapu-Tahrir Defteri; MM: Maliyeden Müdevver Defterler; TKGM: Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü (Ankara); KK: Kuyud-i Kadime.

[1].          Christo Vakarelski, “Altertümliche Elemente in Lebensweise und Kultur der bulgarischen Mohammedaner”, Zeitschrift für Balkonologie, Jahrgang IV, 1966, s.158-160. Cf. Tatjana Seyppel, “Pomaks in Northeastern Greece: an En­dangered Balkan Population”, Journal Institute of Muslim Minority Affairs, 1989, Vol.10, No 1, s.42.

[2].          Örneğin Hüseyin Memişoğlu, Pomak dilinin Türkçenin bir lehçesi olduğunu iddia etmektedir Bkz. Hüseyin Memişoğlu, Pomak Türklerinin Tarihi Geçmişinden Sayfalar, Ankara, 1991, s.22.

[3].          Felix Kanitz, “Die moslemisch-bulgarischen Pomaci und Zigeuner im nördli­chen Balkangebeite”, Mittelungen des anthropologischen Gesellschaft in Wien, 1876, Bd. 6, s.75; Felix Kanitz, Donau-Bulgarien und der Balkan, Leipzig, 1880-1882, c.II, s.182.

[4].          Bkz. Ahmet Cevat Eren, “Pomaklar”, İslâm Ansiklopedisi, c.IX, s.573; Id., “Pomaklara Dair” Türk Kültürü, I/4, 1963, s.39).

[5].          Örneğin bkz. Halim çavuşoğlu, Balkanlarda Pomak Türkleri, Ankara, Köksav Yayınları, 1993; Memişoğlu, op. cit., s.5-26.

[6].          Bulgarca Loveč. Biz bu çalışmada yer isimlerinin Osmanlı dönemi Türkçe söylenişlerini esas alıp, bugünkü Türk alfabesine göre yazıyoruz.

[7].          Bulgarca Lovčanskite Pomaci.

[8].          Konstantin Los. Jireček, Dejiny naroda bulharskeho, Nahledam B. Tempskéno, Praze, 1876, s.525.

[9].          E. Arvanitou, Turcs et Pomaks en Grèce du Nord, Thèse de 3e cycle, Université de Paris VII, 1984; Fehim Bayraktarevic, “Pomaks”, Encyclopedie de l'Islam, 1er éd. c.III, s.1148-1150; çavuşoğlu, op. cit.,; G. Čičovski, Bălgaromoha­medanskijat problem, Sofia, 1935; Rik Egbert, “The Pomaks in Bulgaria: Minority Groups as Links a New Political and Economic Orientation in Southeast Europe”, Journal Institute of Muslim Minority Affairs, 1992 July, Vol.13, no.2, s.411; Ahmet Cevat Eren, “Pomaklar”, İslâm Ansiklopedisi, IX, s.572-476; “Pomaklara Dair” Türk Kül­türü, I/4, 1963, s.37-41; Wolfgang Höpken, “Türken und Pomaken in Bulgarien”, Südosteuropa Mitteilungen, 32 (2), 1992, s.141-151; Dennis Hupchick, “Seventeenth century Bulgarian Pomaks: forced or voluntary converts to Islam?”, in Steven B. Vardy ve Agnes H. Vardy, (eds.), Society in Change: Studies in Honor of Béla K. Király, Colombia, 1983, s.305-314; İz minaloto na Bălgarite Mohame­dani v Rodopite [Kolektiven Cbornik], Izdatelstvo na Bălgarskata Akademija na Naukite, Sofija, 1958; Junien Javerdac, “Les Pomaks: Turcs ou Bulgares ?”, Bal­kan (Bordeaux), 1989, s.21-24; Patriarch Kiril, Bălgaromohamedanski selišta v Jznite Rodopi Sofia, Sinadalno Knigoizdatelstvo, 1960; H. Konstantinov, “Narodni Prava i Običai ou Čepinskite pomaci”, Naraodni umotvorenija, 1898, 15, s.263-265; K. Lambrev, “Bălgaromohamedanite v Rodopite meždu dvete svetovni vojni”, in İz minaloto... s.122-137; gianni D. Magkrioti, “Pomakoi i Rodo­paioi”, Thrakika, seira deftera, 3 (1980/1981), s.42-64; P. Marinov, “Iz mirogleta na sredno rodopskite Bălgari-mohamedani”, Bălgarski Narod, II/1, Sofia, 1947; Memişoğlu, op. cit.; Emmanuel Sarides, Ethnische Minderheit und zwischenstaatliches Streit-objekt: Die Pomaken in Nordgriechenland, Berlin, 1987. (Frei Univ. Berlin, Frosschunsgebietsschwerpung Ethizität U. Gesellschaft, Berlin, Ver. Das Arab Buch. 1987; Enver M. Şerifgil, “Toponimik Bir Araştırma: Göçler ve Yer Adları (Türkler, Pomaklar ve Bulgarlar)”, Türk Dünyası Araştırma­ları Dergisi, 11/12, 1980, s.81-126; Seyppel, Tatjana Seyppel, “Pomaks in Northeastern Greece: An Endangered Balkan Population”, Journal Institute of Muslim Minority Affairs, 1989, 10 (1), s.41-49; Tatjana Seyppel, “Sag es rihting: Wir sind Pomaken”, Progrom: Zeitschrift für bedrohte Volker, Göttingen, Vol. 12, No.144, 1988, s.16-18; C. Silvermann, “Pomaks”, Muslims Peoples: A World Ethnographic Survey, (Ed. by R. V. Weekes), Westport, CT, 1984, Vol. 2, s.612-616; Stoju N. Šiškov, Bălgaro-mohamedanite (Pomaci), Plovdiv, Tărgovska pecatnica, 1936, 118 s.; K.Vasiliev, Rodopskite Bălgari mo­hamedani, Sofia, 1961; Bernard Vernier, Rapport de parenté et rapport de domi­nation. Etude de cas: Représentation mythique du monde et domination masculine chez les Pomaques, Thèse de 3e cycle, sous la direction de P. Bourdieu, Ecole des Hautes Etudes en Sciences sociales de Paris, 1977; N. Vrančev, Bălgari mohame­dani (Pomaci), Sofia, 1948 (=Bălgarski narod, 2); A. Želyaskova, “The Problem of Authenticity of some Domestic Sources on the Islamization of the Rhodopes”, Etudes balkani­ques (Sofia), 1990, 4, s.105-111.

[10].        A. İširkov, “Selo Galata”, Loveč i Lovčansko, Sofia, 1932, c.4, s.201-208; Geno İvanov, “Za minaloto na Lovčanskite pomaci”, Loveč i Lovčansko, Sofia, 1932, c.5, s.26-32; Kanitz, op. cit.; Bernard Lory, “Une communauté mu­sulmane oubliée: Les Pomaks de Loveč”, Turcica (France), 1987, tome 19, s.95-117; Vasil Mikov, “Bălgarskite mohamedani v Tetevensko, Lukovitsko i Belosla­tinsko”, Rodina, 1941, 3, s.51-68; Vasil Mikov, “Pomacite od dolinite na r. Iskăr i Vit”, Zora, 3934, 15 août 1932, s.2; L. Miletič, “Lovčanskite Pomaci”, Bălgarski Pregled, (Sofia) 1899, kn. 5, s.67-78; Petăr Petrov, Pomohamedancveneto v Loveškija kraj (glavno v selata Bălgarski İzvor, Gradešnica, Galata i Pomaška Lešnica), Loveč, 1964; Vasil Savov, “Lovčanskite pomaci i tehniyat go­vor”, İzvestia na seminara po slavjanska filologija pri Universiteta v Sofija, 1931, kn.7, s.1-34.

[11].        Lory, op. cit., s.95.

[12].        Ami Boué, Receuil d'itinéraires dans la Turquie d'Europe, Vienne, En commission chez W. Braumüller, Librairie de l'Académie impériale des sciences, 1854, Tome I, s.24. 1867’de Ljuben Karavelov Pomak meselesine değinmişti (Sabrani Sacinenija, c.4, Sofia, 1984’den nakleden Lory, op. cit., s.96. Lofça Pomaklarına adanan ilk ciddi çalışma Felix Kanitz’e aittir (Felix Kanitz, “Die moslemisch-bulgarischen Pomaci...”, op. cit.)

[13].        Miletič, Savov, İvanov’un çalışmalarında başlık olarak “Lovčanskite Pomaci” ismi kullanılıyor (Miletič, op. cit.; Savov, op. cit.; İvanov, op. cit.).

[14].        Petrov, Pomohamedančveneto v Loveškija kraj, op. cit.

[15].        Petăr Petrov, Sădbonosni vekove za Bălgarskata naradnost: kraja na XIV vek - 1912 Godina, Sofia, Izdatelctvo Nauka i izkustvo, 1975, s.285-305.

[16].        Mikov, Bălgarite Mohammedani v Tetevensko, Lukovitsko i Belo-Slatinsko, op. cit., s.50.

[17].        Vasil Mikov, “Pomacite od dolinite na r. Iskăr i Vit”, Zora, no.3934, 15 août 1932, s.20.

[18].        Düzeltelim ki, Selvi’de (Selvievo), Pomak yoktur.

[19].        Eren, “Pomaklar”, op. cit. s.572. Keza, Türk Ansiklopedisi, Meydan-Larousse ve AnaBritannica’da “Pomaklar” maddesine bakınız.

[20].        Nikolay Micev ve Petăr Koledarov tarafından verilen idarî taksimat haritasına göre (Nikolay Micev ve Petăr Koledarov, Rečnik na selištata i selišnite imena v Bălgarija: 1878-1987, Sofia, Nauka i Izkustvo, 1989, s.2-3).

[21].        Miletič, op. cit.

[22].        Örneğin bkz. Lory, op. cit.; İvanov, op. cit.; Miletič, op. cit.; Savov, op. cit.

[23].        Lory, op. cit., s.98; boian Gjuzelev, “Bălgarite mohamedani v Turtsija”, İstoričeski Pregled, 1990, 46 (10), s.18.

[24].        Lory, op. cit., s.97-98.

[25].        Lory, op. cit., passim.

[26].        Konstantin İreček, Knjazestvo Bălgarija, Čast I: Bălgarska Dăržava, Plovdiv, İzdanie i Pecat na Xr. Ganov, 1899, s.119.

[27].        Biz Türk yazarlarda Lofça Pomaklarının kökenine ilişkin bir cümleye dahi rastlamadık. Türk yazarlar sadece bir iki cümleyle, Lofça ve Plevne bölgesinde de Pomakların bulunduğunu not etmektedirler. Aslında, Lofça bölgesinde Pomakların bulunması, Pomakların Türk kökenli olduğu yolundaki Türk tezini çürütür niteliktedir. Zira, Türk yazarlarının bu yöndeki argümanları Rodopların coğrafi ve özellikle toponimik özelliklerine dayanmaktadır.

[28].        Osmanlı tahrir defterlerinin demografik tarih çalışmalarına kaynak oluşturması bakımından değeri hakkında bkz. Ömer Lutfi Barkan, “Essai sur les données statistiques des régistres de recensement dans l'Empire ottoman aux XVe et XVIe siècles”, Journal of the Economic and Social History of the Orient, I, 1958, s.7-36; Bistra Cvetkova, “Ottoman Tahrir Defters as a Source for Studies on the History of Bulgaria and the Balkans”, Archivum Ottomanicum, 8, 1983, s.123-213.

[29].        Mücerredler, vergilendirme yaşına ulaşmış ama henüz evli olmayan genç erkeklerdir.

[30].        Örneğin, Ömer Lûtfi Barkan ve Enver Meriçli, Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1988, s.11; İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihî Kronolojisi, İstanbul, Türkiye Yayınevi, 1972, Cilt III, s.107.

[31].        Örneğin Cvetkova, “Ottoman tahrir defters as a source for studies on the history of Bulgaria and the Balkans”, op. cit., s.157.

[32].        Örneğin, Machiel Kiel, “La diffusion de l'Islam dans les campagnes bulgares à l'époque ottoman (XV-XIXe siècle): Colonisation et conversion”, Revue du Monde musulman et de la Méditerrannée, 1992/4, 66, s.45; Machiel Kiel, “Remarks on the Administration of the Poll Tax in the Ottoman Balkans and the Value of Poll Tax Registers for Demographic Research”, Etudes balkaniques, 4, 1990, s.85.

[33].        Burada belirtmek isteriz ki, tahrir defterlerine göre Manisa Kazasını incelemiş olan Feridun M. Emecen de, benzer bir şekilde, “veled-i Abdullah”ların “şehir nüfusunun takriben % 8’ini teşkil etmelerini düşündürücü” bulmuştur (Feridun M. Emecen, XVI Asırda Manisa Kazası, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1989, s.60)

[34].        Örnek olarak Kanunî Dönemine ait 382 nolu Niğbolu Defterinin Şumnu Kazasına bağlı köylerine bakılabilir (BOA, TD 382, s.550-590.

[35].        Örneğin Boué, op. cit., s.24; Ubicini’den nakleden Lory, op. cit., s.97; Kanitz, “Die moslemisch-bulgarischen Pomaci...”, op. cit., s.75; Donau-Bulgarien und der Balkan, op. cit., c.II, s.271; Jireček, Geschiste der Bulgaren, op. cit., s.356, 457, 520, 568 ve 578’den nakleden Bajraktarevič, “Pomaks”, Encyclopedie de l'Islam, 1re éd. t.III, s.1148-1150.

[36].        Miletič, op. cit., s.69; Savov, op. cit., s.1-2; Mikov, “Bălgarskite mohamedani v Tetevensko, Lukovitsko i Belosla­tinsko”, op. cit., s.56; İširkov, op. cit., s.205; İvanov, op. cit., s.30; Bistra Cvetkova, “Teteven i Tetevensko prez Osmanskoto Vladičestvo do Văzraždaneto”, in Tete­ven, Sofia, 1977, s.30-33; Petrov, Sădbonosni vekove za Bălgarskata naradnost op. cit., s.295; Petrov, Pomohamedancveneto v Loveškija kraj, op. cit., s.35; Lory, op.cit; İreček, Knjazestvo Bălgarija, Čast I: Bălgarska Dăržava, op. cit., s.118-119; Čast II: Pătuvanija po Bălgarija, op. cit., s.900-905.

[37].        XIX’uncu yüzyıl Osmanlı belgelerinde “Pomak” kelimesinin geçmediğinin altını çizmek âdet olmuştur. Pomak kelimesini içeren bilinen en eski Osmanlı belgesi 1820 yılına aittir. Bu belgede, Lofça Pomakları, Karlukova Manastırı baş rahibi Kalinika’yı Rus ordusuna yardım etmekle suçluyorlardı (P. Mutafciev, İz našit ctaroploniski manastiri, Cb. BAN, 1931, s.89’dan nakleden Mikov, “Bălgarite Mohammedani...”, op. cit., s.58). Kanımızca, “Pomak” isminin Osmanlı belgelerinde geçmediği fikrini ihtiyatla karşılamak gerekir. Zira, bu konu Osmanlı arşivlerine dayanarak çok az incelenmiş bir konudur. Bir gün, şanslı bir araştırmacı, zengin Osmanlı arşivinde XIX’uncu yüzyıldan önceki dönemde bu ismin kullanıldığı keşfedebilir. Bu konuda bir ipucuna da sahibiz: Dördüncü Murad’ın Vezir-i Azamı (vezirlikleri: 1625-1626 ve 1631-1632) Müezzinzade Hafız Ahmed Paşa’nın bir Pomak olduğunu biliyoruz (İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, İstanbul, Türkiye Yayınevi, 1971, Cilt V, s.33-34).

[38].        Örneğin Boué, op. cit., s.24; Ubicini, zikreden: Lory, op. cit., s.97; Kanitz, “Die moslemisch-bulgarischen Pomaci...”, op. cit., s.75; Donau-Bulgarien und der Balkan, op. cit., c.II, s.271; Jireček, Geschiste der Bulgaren, op. cit., s.356, 457, 520, 568 ve 578’den nakleden Bajraktarevic, op. cit., 1150.

[39].        BOA, MM 11, s.218; BOA, TD 416, s.457.

[40].        BOA, TD 452, s.268; BOA, TD 718, s.427.

[41].        Nikolai Todorov ve Boris Nedkov (Sıstavili i Redaktirali), Turski izvori za Bălgarskata istorija, Serija VX-XVI, Sofia, Izdanie na Bălgarskata Akademija na Naukite, 1966, Cilt II, s.160-334. 

[42].        Ibid. c.II, s.160.

[43].        Cvetkova, “Ottoman Tahrir Defters...”, op. cit., s.138.

[44].        Örneğin bkz. Machiel Kiel, “La diffusion de l'Islam dans les campagnes bulgares à l'époque ottoman (XV-XIXe siè­cle): Colonisation et conversion”, Revue du Monde musulman et de la Méditerran­née, 1992/4, 66, s.40; Rumen P. Kovačev, “Ein neuentdeck­tes Timar-Register über Nordbulgarien aus dem späten 15. Jahrhundert”, Südost-Forschungen, Band L (50), 1991 (München), s.236-237.

[45].        Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II, s.285.

[46].        Ibid., c.II, s.242.

[47].        Ibid., c.II, s..241.

[48].        Genel olarak bir Müslüman hanenin 5 kişiden oluştuğu kabul edilmektedir. Bir hanenin büyüklüğü meselesi hakkında bkz. Kemal H. Karpat, Ottoman Popula­tion: 1830-1914, Wisconsin, The University of Wisconsin Press, 1985, s.9-10. Biz, kişi sayısı olarak nüfusu bulmak için hane sayısını 5 ile çarpıyor ve bu rakama -varsa- mücerred ve biveleri ilâve ediyoruz. Buna göre, 4 hane 20 kişi yapmaktadır (45=20).

[49].        Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II, s.284; Petrov, Pomohamedančveneto v Loveškija kraj, op. cit., s.24; Cvetkova, “Teteven i Tetevensko...”, op. cit., s.32.

[50].        Mičev ve Koledorov, op. cit., s.51.

[51].        Salname-i Vilayet-i Tuna, Rusçuk, Matbaa-i Vilayet-i Tuna, 1290 (=miladî: 1873), s.255. Not edelim ki, Osmanlılar 1880’lere kadar kadınları saymıyorlardı. Bkz. Karpat, op. cit., s.10.

[52].        Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II, s.285.

[53].        Ibid., c.II, s.247, 263.

[54].        Ibid., c.II, s.251.

[55].        Ibid., c.II, s.271.

[56].        Gorni ve Dolni Dibnik de 1479 defterinde kayıtlı değildir. Bununla birlikte biz bu iki Dıbnik’in vakıf köyü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu iki Dıbnik’in 1479 defterinde bulunmaması normaldir.

[57].        Bu köylerden bazılarının kayıp yapraklar üzerinde olması muhtemeldir. Ancak bu köylerin önemli bir kısmı, tam olan 1516 defterinde de yoktur. O nedenle bunların bu tarihte kurulmamış olma ihtimalleri daha kuvvetlidir.

[58].        Aslında 24, çünkü 1479 defteri Dibene’nin terkedilmiş bir köy (hali mezraa) olduğunu not etmektedir Bkz. Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II, s.293.

[59].        Bu fikre ilk kez F. Rački’de rastlanır: F. Rački, “Bogomili i Patareni”, Rad Jugoslavenski Akademije Znonosti i Umjetnosti, vol.VIII, s.187’den nakleden Dmitri Obolenski, The Bogomils: a Study in Balkan Neo-Manichaeism, Cambridge, The University Press, 1948, s.264 (Racki’nin makalesinin Fransızca geniş bir özeti için bkz. Louis Leger, “L'hérésie des Bo­gomils en Bosnie et en Bulgarie au moyen age”, Revue des questions historiques, 1870, s.479-517). Aynı şekilde Konstantin Jireček de bazı Bogomillerin, Osmanlıların Bulgaristan’ı fethinden önce bile Müslüman olduklarını yazmaktadır. Yazar özellikle bu ihtidanın Pomakların yaşadığı Lofça bölgesinde gerçekleştiğinin altını çizmektedir (Konstantin Jos. Jireček, Dejiny narodo bulharskeho, Nakladem B. Tempskena, Praze, 1876, s.312; Konst. Is. Irečka, Istorija bolgar, Odessa, Tipo­grafia L. Nitce, 1878, s.461.).

                İreček’ten sonra L. Miletič de bu fikri, 1899’da Bălgarski Pregled’de yayınlanan bir makalesinde ele almıştır (Miletič, op. cit., s.67-78.). Ancak, İreček’in aksine, L. Miletič Lofça Pomaklarının İslâm’a geçişi olayını XVII’nci yüzyılın başına yerleştirmektedir (Ibid., s.75-76), Savov da, Pavlikenlerin ortadan kayboluşu ile Pomakların İslâm’a geçişi arasındaki bir bağlantı kurmaya çalışmıştır. Bkz. Savov, op. cit., s.7.

Diğer yandan Dmitri Obolenski de, Bosna’daki Paterenler ile benzerlik kurarak Bulgar Bogomillerinin de, kendi Hristiyan yöneticilerine nazaran dinî konularda çok daha hoşgörülü olan Türklerin tarafını tuttuklarını yazmaktadır (Obolenski, op. cit., s.264). Dmitri Obolenski, Pomakların Bogomil kökenli oldukları yolunda bir de delil ileri sürmektedir: Bogomiller torbeşi olarak isimlendiriliyorlardı. Torbeşi (torbeši) kelimesi bugün de Orta Makedonya’da saf etnolojik anlamda Pomakları isimlendirmek için kullanılan bir kelimedir (Ibid., s.167).

[60].        Örneğin bkz. BOA, MM 11, s.91, 110, 136, 140, 220, 254, 2457, 285; TD 370, s.513, 515; TD 416, s.93, 118, 386.

[61].        Biz bu defteri kısaca “MM 11” olarak zikediyoruz.

[62].        Biz bu defteri kısaca “TD 370” olarak zikrediyoruz.

[63].        Halil İnalcık, “Giriş”, in 438 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri, Ankara, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Yayınları, 1993, s.6. Anadolu, Karaman ve Rum Vilayetleri Muhasebe Defterleri Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanmıştır. Rumeli Vilayeti Muhasebe Defteri (TD 370) ise henüz yayınlanmamıştır.

[64].        BOA, MM 11, s.164, 165, 256, 164.

[65].        Bir hane 5 kişi kabul edilmektedir. Bu konuda yukarıda 48 nolu dipnota bakınız. (15 hane ve 6 mücerred 81 kişi yapmaktadır 155=75+6=81. Aynı şekilde 1479 tahriri için de kişi sayısı hesaplanmaktadır (45=20). Daha sonra artış oranı bulunmaktadır (2081; 100?).

[66].        Hane sayısı, 5 ile çarpılarak kişi sayısına dönüştürülmektedir. Yukarıda dipnot 48’e bakınız.

[67].        Bu defter bundan sonra “TD 416” şeklinde kısaltılarak zikredilecektir.

[68].        Bu defter bundan sonra “TD 452” şeklinde kısaltılarak zikredilecektir.

[69].        BOA, TD 416, s.384.

[70].        BOA, TD 370, s.535.

[71].        BOA, TD 416, s.384.

[72].        Hane sayısını 5 ile çarparak kişi sayısını elde ediyoruz. Yukarıda dipnot 48’e bakınız.

[73].        Hane sayısını 5 ile çarparak kişi sayısını elde ediyoruz. Yukarıda dipnot 48’e bakınız.

[74].        Biz bu defteri, bundan sonra, kısaca “KK 58” şeklinde zikredeceğiz.

[75].        Biz bu defteri, bundan sonra, kısaca “TD 718” şeklinde zikredeceğiz.  

[76].        Salname-i Vilayet-i Tuna, Rusçuk, Matbaa-i Vilayet-i Tuna, 1290 (=miladî: 1873).

[77].        Osmanlı idaresi 1882’ye kadar kadınları saymıyordu. Bkz. Karpat, op. cit., s.10.

[78].        Salname-i Vilayet-i Tuna, op. cit., s.183.

[79].        Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II-1, s.247;

[80].        BOA, TD 416, s.141.

[81].        Ibid.

[82].        A. İširkov, “Selo Galata”, Loveč i Lovčansko, Sofia, 1932, c.4, s.201-208; Petăr Petrov, Po mohamedančveneto v Loveškija kraj (glavno v selata Bălgarski İzvor, Gradešnica, Galata i Pomaška Lešnica), Loveč, 1964; Cvetkova, “Teteven i Tetevensko...”, op. cit., s.37-38; Savov, op. cit., s.10-11; Mikov, “Lukovit, Bjala Slatina...”, op. cit., s.60;

[83].        Petrov, Pomohamedančveneto v Loveškija kraj, op. cit., s.32. Keza bkz. Cvetkova, “Teteven i Tetevensko...”, op. cit., s.37-38; Savov, op. cit., s.10-11.

[84].        BOA, TD 718, s.407, 751.

[85].        Ibid., s.751.

[86].        BOA, TD 775, s.130. Galata sakinlerinden topladığı hikayelerden yola çıkarak Savov, Galata’nın tamamıyla Müslüman olan ilk köy olduğu sonucuna varmıştır (Savov, op. cit., s.8. Bkz. keza İširkov, op. cit., s.206). Köylülerin hikayesiyle Osmanlı belgelerinin uyuştuğunu görmek ilginçtir.

[87].        BOA, Kepeci Tasnifi - Mevkufat, no. 2915, s.13.

[88].        Koledorov ve Mičev, op. cit., s.68. Cf. Lory, op. cit., s.109.

[89].        Petrov, Pomohamedančveneto v Loveškija kraj, op. cit., s.34; Cădbo­nosni vekove..., op. cit., s.298; maalesef Lory tarafından da bu iddia zikredilmiştir. Bkz. Lory, op. cit., s.103.

[90].        Petrov, Pomohamedančveneto v Loveškija kraj, op. cit., s.34.

[91].        Ibid., s.35.

[92].        Mikov, “Lukovit, Bjala Slatina...”, op. cit., s.60; Cvetkova, “Teteven i Tetevensko...”, op. cit., s.38.

[93].        BOA, TD 718, s.407. Deftere göre, 1579’da bu köyde ne imam, ne de papaz vardır.

[94].        BOA, TD 775, s.130.

[95].        BOA, Kepeci Tasnifi, Mevkufat Defteri, no. 2915, s.114.

[96].        BOA, Temettüat Defteri, no. 15725 (1845).

[97].        BOA, Kepeci Tasnifi - Nüfus Defteri, no. 6567 (1850).

[98].        Salname-i Vilayet-i Tuna, op. cit., s.183.

[99].        Ibid.

[100].      Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II-1, s.231.

[101].      Ibid., s.231, dipnot 7.

[102].      BOA, MM 11, s.98.

[103].      BOA, TD 416, s.83.

[104].      TKGM, KK 58, s.105; BOA, TD 718, s.186/9.

[105].      Kneja’nın nüfusu 1985’te 14 597 idi (Mičev ve Koledorov, op. cit., s.148).

[106].      Todorov ve Nedkov (Sıstavili), Turski izvori, op. cit., c.II-1, s.230.

[107].      Tahrir eminlerinin bu politikayı verimli, ama boş toprakları tespit ettiklerinde uyguladıklarını biliyoruz. Şenletmeye tâbi tutulan yerden orası şenleninceye kadar vergi alınmıyordu.

[108].      BOA, MM 11, s.98.

[109].      BOA, TD 718, s.125.

[110].      Mičev ve Koledorov, op. cit., s.172.

[111].      Salname-i Vilayet-i Tuna, op. cit., s.161.

[112].      BOA, TD 416, s.101.

[113].      BOA, MM 11, s.241. TD 370 nolu defteri göre, 2 hane Müslüman, 163 hane ve 88 mücerred Hristiyan vardı (BOA, TD 370, s.534). Bu, TD 379 ile MM 11 arasındaki tek uyumsuzluktur. Biz, MM 11’i esas aldık Çünkü, bir kere bu defter bir mufassaldır. İkinci olarak, TD 370’in Niğbolu Livasına ilişkin kısmı, muhtemelen MM 11’den itibaren oluşturulmuştur.

 

 


Copyright

(c) K. Gözler + TTK. 2002. Bu makaleye izin almadan link verilebilir. Ancak, bu makale, önceden izin almaksızın ne suretle olursa olsun, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, tekrar yayınlanamaz, başka internet sitelerine metin olarak konulamaz. 

Alıntılar (İktibas) Konusunda Açıklamalar

Bu makaleden yapılacak alıntılarda (iktibaslarda) 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 35’inci maddesinde öngörülen şu şartlara uyulmalıdır: (1) İktibas, bir eserin “bazı cümle ve fıkralarının” bir başka esere alınmasıyla sınırlı olmalıdır (m.35/1). (2) İktibas, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla yapılmalıdır (m.35/3). (3) İktibas, belli olacak şekilde yapılmalıdır (m.35/5) [Bilimsel yazma kurallarına göre, aynen iktibasların tırnak içinde verilmesi ve iktibasın üç satırdan uzun olması durumunda iktibas edilen satırların girintili paragraf olarak dizilmesi gerekmektedir]. (4) İktibas ister aynen, ister mealen olsun, eserin ve eser sahibinin adı belirtilerek iktibasın kaynağı gösterilmelidir (m.35/5). (5) İktibas edilen kısmın alındığı yer belirtilmelidir (m.35/5).

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 71’inci maddesinin 4’üncü fıkrası, 35’inci maddeye aykırı olarak “kaynak göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak” göstererek iktibas yapan kişileri, 4 (dört) yıldan 6 (altı) yıla kadar hapis ve 50.000liradan 150.000 liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırmaktadır.

Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18 Şubat 1981 tarih ve E.1980/1, K.1981/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kararına göre, “iktibas hususunda kullanılan eser sahibinin ve eserinin adı belirtilse bile eser sahibi, haksız rekabet hükümlerine dayanarak Borçlar Kanununun 49. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat isteyebilir”.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak alıntı yapılırken bu makaleye şu şekilde atıf yapılması önerilir:

Kemal Gözler, "XV ve XVI'ncı Asırlarda Lofça Pomak Köylerinin İlk Müslüman Sakinleri", XIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2002, Cilt III, Kısım III, s.1397-1437 (Türk Tarih Kurumu Tarafından Düzenlenen 13. Türk Tarih Kongresinde Sunulan Tebliğ, Ankara, 4-8 Ekim 1999).  (www.kemalgozler.com/pomak-ttk-bildiri.htm)

 

 


Ana Sayfa: www.kemalgozler.com

Editör: Kemal Gözler

İlk konuluş Tarihi: 2006

Son Değişiklik: 14 Haziran 2010

(Fotokopiler eklenmiştir)